Kişinin Kendisi İçin Yaptığı Hayırlı Dua

Hayırlı dualar En faziletli dua kişinin kendisi için yaptığı duadır. Hz. Âişe validemizin bildirdiğine göre, Peygamberimiz (s.a.s.)’e,
اَيُّ الدُّعَاءِ اَفْضَلُ
“Hangi dua daha fazîletlidir?” diye sorulmuş, Peygamberimiz
(s.a.s.) de;
دُعَاءُ الْمَرْءِ لِنَفْسِه۪
“Kişinin kendi nefsi için yaptığı duadır” (Hâkim, De’avât, I, 543) buyurmuştur. Onun için kişiler, öncelikle kendileri için dua ederler. Bu tür dualar, üç kısma ayrılır:

Allah’ı Övgü İle Anma
Allah’ın birliğini, yüceliğini ve kudretini ifade eden, O’nu öven ve noksan sıfatlardan tenzih eden cümleleri söylemek hem zikir hem de duadır. Meselâ Âl-i İmrân sûresinin 26. ayeti bunun en güzel örneğidir.

“De ki: Allah’ım! (Ey) mülkün sahibi! Sen dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü alırsın; dilediğini yükseltirsin, dilediğini alçaltırsın. Her türlü hayır (mal-mülk), senin
elindedir. Sen her şeye kâdirsin!”

Ayette yüce Allah’ın nitelikleri zikredilerek övülmekte ve zımnen O’ndan hayır, mal-mülk ve nimet istenilmesine işaret edilmektedir. Kur’ân’da iman edip sâlih amel işleyenlerin, “sübhânellah” ve “el-hamdülillah” diye dua ettikleri bildirilmektedir:

“Onların (iman edip salih amel işleyenlerin), orada (cennette) duası; ‘sübhâneke allâhümme (Allâh’ım! Sen her türlü eksiklikten uzaksın)’, orada selamlaşmaları, ‘selâm (üzerinize olsun)’, dualarının sonu ise, ‘Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn’ (âlemlerin Rabbi Allah’a hamdolsun) sözleridir.”
(Yûnus, 10/10)

Peygamberimiz (s.a.s.);
أَفْضَلُ الذِّكْرِ لَا إِلٰهَ إِلَّا الٰهّلُ وَأَفْضَلُ الدُّعَاءِ اَلْحَمْدُ ل
“En fazîletli zikir; ‘lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilâh yoktur)’ demek; en fazîletli dua ise, ‘Elhamdülillâh (her türlü övgü Allah’a mahsustur)’ demektir.” (Tirmizî, De’avât,9),

“Balık sahibi (Yunus peygamberin), balığın karnında yaptığı dua; ‘lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’zzâlimîn (Ya Rabbî! Senden başka ilâh yoktur, seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, gerçekten ben zâlimlerden oldum)’ şeklinde idi. Bu sözlerle dua eden herhangi bir müslüman yoktur ki Allah onun duasını kabul etmiş olmasın” (Tirmizî, De’avât, 85) anlamındaki sözleri ile “Elhamdülillah” ve “lâ ilâhe illâ ente sübhâneke” demenin dua olduğunu bildirmiştir.

Enes ibn Malik’in rivayet ettiği şu hadis de tekbir, tehlil, tahmîd ve tesbihin dua olduğunu ve bu vesile ile kulun günahlarının bağışlandığını ifade etmektedir: Peygamberimiz (s.a.s.), yaprakları kurumuş bir ağacın yanına gitmiş, âsâsı ile ağaca vurmuş ve yapraklar dökülmüş, bunun üzerine şöyle buyurmuştur: “Elhamdülillâh (her türlü övgü Allah’a mahsustur), sübhânellah (Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim), lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka
ilâh yoktur), Allâhü ekber (Allah en büyüktür) cümleleri, şu ağacın yaprakları döküldüğü gibi kulun günahlarını döker.”

Bu cümleleri söyleyen kimse, zımnen Allah’a dua etmiş, O’ndan mükâfat ve sevap talep etmiş olur. Sahabeden
Enes (r.a.);

كَانَ رَسُولُ الِّٰهل يَدْعُو يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ
“Allah’ın Elçisi, ‘Yâ Hayyü yâ Kayyûm (Ey yaşayan, diri, canlı, ölümsüz, ezelî, ebedî ve zatı ile kaim olan, her şeyin varlığı kendisine bağlı, uykusu ve uyuklaması olmayan, varlıkları
yöneten, koruyan ve ihtiyaçlarını üstlenen Allah’ım!)’ diye dua ederdi” demiştir.

2. Allah’tan Manevî İsteklerde Bulunma
İnsanın yaptığı duaların bir kısmı; hidâyet, takva, iffet ve günahların affı gibi manevî istekler; tembellik, iki yüzlülük ve kötü ahlâktan Allah’ın korumasını isteme gibi taleplerdir.
Peygamberimizin yaptığı şu duaları örnek olarak zikredebiliriz:
اَللّٰهُمَّ زَيِّنَّا بِزِينَةِ اْلِايمَانِ
“Allah’ım! Bizi iman zîneti ile zînetlendir.” (Abdürrazzak, Dua, No: 19646)
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الشِّقَاقِ وَالنِّفَاقِ وَسُوءِ الْأَخْ قَالِ
“Allah’ım! Ayrılıktan, iki yüzlülükten ve kötü ahlâktan sana sığınırım.” (Ebû Davud, Salât, 367)
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَعَافِنِي وَاهْدِنِي وَارْزُقْنِي
“Allah’ım! Beni bağışla, bana merhamet et, beni doğru yola ilet ve bana rızık ver.”

3. Allah’tan Maddî İsteklerde Bulunma
İnsanın yaptığı duaların bir kısmı, bir nimete kavuşma ve maddî bir sıkıntıdan korunmaya yöneliktir. Peygamberimiz (s.a.s.)’in yaptığı şu duaları örnek olarak verebiliriz:

“Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan, zilletten Sana sığınırım. Zulmetmektenِ ve zulme uğramaktan Sana sığınırım.”

“Allah’ım! Nimetinin yok olmasından, sağlık ve âfiyetin bozulmasından, ansızın belaya uğramaktan ve her türlü gazabından Sana sığınırım.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin