Mahkeme Kararı ile Boşanmanın Hükmü Nedir

Evli olan çiftler anlaşmazlık halinde mahkemeye başvurup resmen boşanıyorlar. Günümüzde bir çok davada resmi boşanma kararları bulunmaktadır. Evlenip resmi nikah ile boşanan bir çift talak ile boşanmış sayılır mı?

Nikâh, talâk diğer bir ifade ile evlilik ve boşanma dinî bir müessesedir; aynı zamanda ibadetler içinde değerlendirilir. Çünkü kaynağı Kur’ân ve hadistir. Bu hususta yüzlerce âyet-i kerime, binlerce hadis-i şerif vardır. Bu âyetler hem evlilik müessesesinin sınırlarını çizer, hem de sorumluluk ve mükellefiyetleri belirler. Bazı âyetlerde mesele bütün ayrıntılarıyla verilir. Hadisler ise evlilik ve aile müessesesinin bütün ayrıntılarını belirler, anlatır ve öğretir.

Resmi nikah ve boşanma geçerlidir. Ancak resmi nikahın geçerli olması için, dinin nikahla koyduğu şartlara uygun olması gerekir.

Bir insan karısını bir veya iki talakla boşadığı takdirde tekrar evlenebilir. Üç talak vuku bulduğu zaman artık dinen kadınla erkeğin bir araya gelmesi mümkün değildir. Mahkeme yoluyla boşanan eşler, dinî hükümlere göre bir bâin talakla boşanmış olurlar.

Zira hâkimin boşaması bâin talak kabul edilmektedir (es-Saîdî, Hâşiyetü’l-adevî, II, 41). Buna göre, mahkeme yoluyla boşanan bir kadının -eğer başka bir erkekle evlenmek niyeti varsa- önce iddetini tamamlaması gerekir (Şeyhîzâde, Mecme‘u’l-enhur, II, 142).

İddetini tamamlayan bu kadın dilerse bir başkası ile evlenebileceği gibi, eski eşinin de istemesi durumunda, yeniden nikâh kıymak suretiyle aile kurabilir. Bu takdirde daha önce başka bir boşama olmamış ise, evliliği iki nikâh bağı ile devam eder.

Efendim, hanım okuyucumun mektubunda ifade ettiği konu oldukça mühim geldi bana. Bu sebeple soruyu müstakil bir yazıyla açıklamak isledim.
_ Yuvam yıkılıyor, imdat! Diye feryat eden mektubun özeti şöyle: Kocası Almanya?da iş bulmak için hanımını (anlaşarak) mahkemede hakime boşatmış. Böylece bekar gözüktüğünden gittiği Almanya?da bir Alman?la evlenerek işçi olarak kalma imkanı bulmuş. Bir müddet çalıştıktan sonra hanımın zihnine kötü düşünceler aktaran komşular demişler ki:

Sadece erkeğin veya her iki tarafın açtığı dava sonucu, mahkemece boşanmış olan eşler, dinen de boşanmış olurlar. Ancak, daha önce eşler arasında başka boşanmalar olmamış ise, mahkemenin boşaması, bir boşama sayıldığından, mahkeme kararı ile boşanmış olan eşlerin istedikleri takdirde, -geride kalan iki talak hakkı ile- tekrar evlenmeleri mümkündür.- Sen burada ne bekliyorsun? Senin kocan seni mahkeme kararıyla boşadı, onunla bir ilgin kalmadı. Artık başının çaresine bak, boşuna bekleme.

İşin acıklı tarafı şu ki, tam üç tane de çocukları varmış bu ailenin. Bu defa şaşkına dönen hanım soruşturmaya başlamış, aklı eren kimselere sormuş, aldıkları cevap korkularım teyit eder mahiyette olmuş. Demişler ki:

– Madem ki mahkemede hakim sizi kendi isteğinizle boşadı. Öyle ise siz gerçekten boşanmış olursunuz, artık yeniden bir araya gelmeniz mümkün olmaz.

Aksini de söyleyenlerin bulunmasma rağmen çoğunluğun verdiği bu bilgi hanımı şaşkına çevirmiş, bize yazdığı mektubuna da bu yüzden:

– İmdat! Yuvam yıkılıyor, çocuklarım ortada kalıyor!., şeklinde feryat eklemiş. Bu durumu nasıl izah edeceğimizi sormuş.

Şu anda Almanya’da çalışmakta olan beyinin de bundan çok üzüntü duyduğunu söyleyen hanım, bir çıkış yolu, bir çare yok mu, yuvamız yıkılmaya mahkum mu? demiş.

Hemen arz edeyim ki olayı yuva yıkımı şeklinde yorumlamak uygun olmasa gerektir. Çünkü bu konuda kolaylık gösteren izahlar vardır.

Evli olan çiftler anlaşmazlık halinde mahkemeye başvurup resmen boşanıyorlar. Günümüzde bir çok davada resmi boşanma kararları bulunmaktadır. Evlenip resmi nikah ile boşanan bir çift talak ile boşanmış sayılır mı?

Nikâh, talâk diğer bir ifade ile evlilik ve boşanma dinî bir müessesedir; aynı zamanda ibadetler içinde değerlendirilir. Çünkü kaynağı Kur’ân ve hadistir. Bu hususta yüzlerce âyet-i kerime, binlerce hadis-i şerif vardır. Bu âyetler hem evlilik müessesesinin sınırlarını çizer, hem de sorumluluk ve mükellefiyetleri belirler. Bazı âyetlerde mesele bütün ayrıntılarıyla verilir. Hadisler ise evlilik ve aile müessesesinin bütün ayrıntılarını belirler, anlatır ve öğretir.

Resmi nikah ve boşanma geçerlidir. Ancak resmi nikahın geçerli olması için, dinin nikahla koyduğu şartlara uygun olması gerekir.

Bir insan karısını bir veya iki talakla boşadığı takdirde tekrar evlenebilir. Üç talak vuku bulduğu zaman artık dinen kadınla erkeğin bir araya gelmesi mümkün değildir. Mahkeme yoluyla boşanan eşler, dinî hükümlere göre bir bâin talakla boşanmış olurlar.

Zira hâkimin boşaması bâin talak kabul edilmektedir (es-Saîdî, Hâşiyetü’l-adevî, II, 41). Buna göre, mahkeme yoluyla boşanan bir kadının -eğer başka bir erkekle evlenmek niyeti varsa- önce iddetini tamamlaması gerekir (Şeyhîzâde, Mecme‘u’l-enhur, II, 142).

İddetini tamamlayan bu kadın dilerse bir başkası ile evlenebileceği gibi, eski eşinin de istemesi durumunda, yeniden nikâh kıymak suretiyle aile kurabilir. Bu takdirde daha önce başka bir boşama olmamış ise, evliliği iki nikâh bağı ile devam eder.

Efendim, hanım okuyucumun mektubunda ifade ettiği konu oldukça mühim geldi bana. Bu sebeple soruyu müstakil bir yazıyla açıklamak isledim.
_ Yuvam yıkılıyor, imdat! Diye feryat eden mektubun özeti şöyle: Kocası Almanya?da iş bulmak için hanımını (anlaşarak) mahkemede hakime boşatmış. Böylece bekar gözüktüğünden gittiği Almanya?da bir Alman?la evlenerek işçi olarak kalma imkanı bulmuş. Bir müddet çalıştıktan sonra hanımın zihnine kötü düşünceler aktaran komşular demişler ki:

Sadece erkeğin veya her iki tarafın açtığı dava sonucu, mahkemece boşanmış olan eşler, dinen de boşanmış olurlar. Ancak, daha önce eşler arasında başka boşanmalar olmamış ise, mahkemenin boşaması, bir boşama sayıldığından, mahkeme kararı ile boşanmış olan eşlerin istedikleri takdirde, -geride kalan iki talak hakkı ile- tekrar evlenmeleri mümkündür.- Sen burada ne bekliyorsun? Senin kocan seni mahkeme kararıyla boşadı, onunla bir ilgin kalmadı. Artık başının çaresine bak, boşuna bekleme.

İşin acıklı tarafı şu ki, tam üç tane de çocukları varmış bu ailenin. Bu defa şaşkına dönen hanım soruşturmaya başlamış, aklı eren kimselere sormuş, aldıkları cevap korkularım teyit eder mahiyette olmuş. Demişler ki:

– Madem ki mahkemede hakim sizi kendi isteğinizle boşadı. Öyle ise siz gerçekten boşanmış olursunuz, artık yeniden bir araya gelmeniz mümkün olmaz.

Aksini de söyleyenlerin bulunmasma rağmen çoğunluğun verdiği bu bilgi hanımı şaşkına çevirmiş, bize yazdığı mektubuna da bu yüzden:

– İmdat! Yuvam yıkılıyor, çocuklarım ortada kalıyor!., şeklinde feryat eklemiş. Bu durumu nasıl izah edeceğimizi sormuş.

Şu anda Almanya’da çalışmakta olan beyinin de bundan çok üzüntü duyduğunu söyleyen hanım, bir çıkış yolu, bir çare yok mu, yuvamız yıkılmaya mahkum mu? demiş.

Hemen arz edeyim ki olayı yuva yıkımı şeklinde yorumlamak uygun olmasa gerektir. Çünkü bu konuda kolaylık gösteren izahlar vardır.

İsterseniz önce Diyanet’in verdiği fetvaları toplamış olan Diyanet Vakfı’nın basığı “Günümüz Meselelerine Fetvalar” kitabından bir fetva nakledeyim, sonra da İsmail Mutlu’nun Evlilik ve Aile kitabından benzeri bir alıntı ile konuyu takviye etmiş olalım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin