Zıt Olan Meshebin Hükümleriyle Amel etmek Telfik Yapmak Caizmidir

Başka bir meshebi taklit etmek başkalarına yalnış olabilir. Ama Hanefi’de câiz olmayan bir şeyi, Şafii’de veya Maliki’de câiz olduğu için, zaruret ve haraç olmadan yapamaz. Hanefi mezhebinden çıkmak demek, yani mezhep değiştirmek demek değildir. Yalnız gusülde, abdestte ve namazda, Hanefi mezhebi ile birlikte Maliki veya Şâfiî mezhebinin şart ve müfsidlerine de uymaktadır. Özrü olmayanların da, başka mezhebin farzlarına ve müfsidlerine uymasının müstehab olduğu İbni Abidîn’de ve imâm-ı Rabbânînin Mektûbât’ının 1.ci cilt 286. cı mektubunda bildirilmektedir.

İki mezhebin birbirine zıt olan hükümleriyle bir mes’elede amel edip telfik yapmak caiz midir? İlk önce telfik kelimesini açıklamakta fayda vardır. Telfik, L.f.k. kökünden türeyen ve tef’il babından mastar olan telfik kelimesi, sözlük anlamı itibarı ile; “bir kumaş parçasının bir ucunu diğer ucuna birleştirerek dikmek, uydurmak, süslemek, ulaşmak, iltihak etmek, anlamamak, elde edememek” gibi anlamlara gelmektedir.

İki mezhebin birbirine zıt olan hükümleriyle bir meselede amel edip telfik yapmak iki çeşittir:

1—
İcmaa muhalif olan telfik.

2—
İcmaa muhalif olmayan telfik.
Yapılan bir telfik, icmaa muhalif ise, kesinlikle caiz değildir. Meselâ Hanefî mezhebinde: bâliğa ve âkile olan kadının nikâhı için velinin izni ve rızası şart değildir. Kendi kendini evlendirebilir. Diğer Mezheplerde ise; velinin izni şarttır. Mâliki Mezhebinde de akit esnasmda şahitlerin bulunması şart değildir. Akitten sonra da ilân edilse kâfidir. Meselâ: Bir kimse, şahitsiz kızını biriyle evlendirse, daha sonra da nikâhı ilân etseler câizdir. Ama diğer Mezheplerde şahitlerin bulunması şarttır. Şâfiî mezhebinde mehri dile getirmek şart değilken, Mâliki mezhebinde şarttır. Bir kimse nikâh hususunda bu üç mezhebi birleştirip telfik ederse câiz değildir.

Yâni: Hanefi mezhebine göre velisiz, Maliki mezhebine göre şahitsiz, Şafiî mezhebine göre de mehirsiz nikâhı aktederse sahih değildir. Çünkü böyle bir nikâh: ne Şafiî’ye, ne Hanefi’ye, ne de Maliki’ye göre akd edilmiş sayılmaz.
Fakat icmaa muhalif olmayan telfik ise caizdir diyebiliriz. Meselâ: Maliki mezhebinde abdest ve gusülde vücut ve organları oğmak şarttır. Aynı mesele Şâfiî’de şart değildir. Şafiî mezhebinde bir erkeğin vücudu bir kadının vücuduna dokunduğunda abdesti bozulmasına rağmen, Maliki mezhebinde bozulmaz.

Bir kimse bu iki mezhebi taklit ederek; abdest organlarını oğmadan abdest alır, vücudu bir kadının vücuduna dokunduğu halde namaz kılarsa her iki mezhebe göre de sahih olmamış olur. Yalnız bu telfik icmaa muhalif değildir. Çünkü Hanefî Mezhebine göre oğmak şart olmadığı gibi, erkeğin vücudu kadının vücuduna dokunması halinde de abdest bozulmaz. Bunun için de böyle bir namaz Hanefî Mezhebine göre sahihtir.

el-İzz b. Abdüsselâm ile İbn Dakiku’l-İd gibi âlimler bu tip teltikte bir sakınca yoktur diyorlar (7).(7) Usul-u Fıkıh, Medhal kısmı, 314

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin