Dil ile ilgili Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Dille ile ilgili Atasözü ve Anlamları nedir? Dil kelimesi ile ilgili atasözleri hangileridir? Dil cümlesi olan atasözleri nelerdir?

Atasözlerinin kim tarafından ne zaman söylendiği bilinmez. Atalardan günümüze kadar ulaşan, belirli bir yargı içeren, söyleyeni belli olmayan (anonim) düz konuşma içinde kullanılan sözlerdir. Atasözleri, geçmiş kuşaklardan süzüle süzüle günümüze kadar gelmiş özellikleri sözün içerdiği anlama göre değişir. Atasözü pek çok dalda eğitici yol gösteren, öğüt veren kalıplaşmış sözlerdir.

DİLLE İLE İLGİLİ ATASÖZLERİ VE ANLAMLAR
Dil dile değmeden dil öğrenilmez.
Atasözünden ziyade çok eski ve amiyane bir tabir olan bu sözümüz, girişimcilik ruhunu tetiklemek maksadıyla söylenmiştir. Fiziksel etkileşimden çok, bir işe girmeden o işin öğrenilmeyeceğini tabir eder. İnsanlar yapacakları meşakatin iç yüzünü görebilmek için öncelikle o işe başlamalı, mümkünse bir bilenle yola çıkarak ilerlemelidir.

Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim.
Dili yüzünden başı belaya giren kimse çok pişman olur ve şöyle söylenir: “Dilim parça parça olsaydı da ben bu sözleri söylemez olsaydım.”

Dilin cismi küçük, cürümü büyük.
Dil küçük bir organdır, ama büyük suç işler. Söylediği kötü sözlerle kişinin başını olmadık belalara sokar.

Dilin kemiği yok.
Birşeyin ağızdan çıkması çok kolay birşeydir. Söz söylemenin kolaylığına aldanıp düşünmeden konuşulmamalıdır. / Dil her yana dönebilir; önce söylediği sonra başka biçimlere sokabilir; tam tersine çevirebilir.

El yarası onulur (geçer, iyi olur) dil yarası onulmaz (iyi olmaz).
Silah yada kesici aletlerle açılan el yarası çabuk iyi olur. Ama kötü sözle açılan dil yarası kolay kolay kapanmaz.

Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
İnsanı hem olumlu hemde olumsuz yönde en çok etkileyen sözdür. Acı ve kırıcı söz kalp incitir, dostu düşman yaparken; tatlı ve gönül okşayıcı bir söz en zararlı kimseyi bile bizim lehimize çevirir, dostumuz yapar. Sözün etkisi hiçbir zaman unutulmamalıdır.

Acı (kötü) söz insanı (adamı) dininden (çıkarır), tatlı söz (dil) yılanı deliğinden (ininden) çıkarır.
Kötü söz bir kimseyi çileden çıkarır, onu kötü davranışlara sürükler. Güzel ve gönül okşayıcı söz, birşeyi tatlı ve yumuşak bir uslüpla söylemek en kötü niyetli azgın düşmanı bile yola getirir.

Bana benden (olur) her ne olursa, başım rahat bulur dilim susarsa.
İnsanın kendine ettiği kötülüğü kimse yapamaz. İnsanın ağzından çıkan bir söz başına bir yığın dert açabilir. Bundandır ki peygamberimiz “insanın çektiği dili yüzündendir” buyurmuştur. Dilini tutmasını bilen huzurlu bir hayat yaşar.

Baş dille tartılır.
İnsan konuşurken sarfettiği sözler akıl seviyesini ortaya koyar. Gerçek akıllı kimseler önce düşünür sonra konuşur, aklı kıt kimselerde önce konuşur sonra düşünürler. Böylece herkesin akıl seviyesi ortaya çıkmış olur.

Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.
Bıçak, satır, çivi gibi ve delici şeyleri yarası bedenin görünür yerinde olduğu için bunları tedavi etmek kolaydır. Söz ve yazı ile açılan yara kalpleri incitir, gönülleri yaralar. Gönül yarası ise geçmez, insanın içini hatırladıkça sızlatır.

Bülbülün çektiği dil(i) belasıdır.
Bülbül güzel öttüğü için kafese konulmuş, özgürlüğünü sesi yüzünden yitirmiştir. İnsan, bundan ders almalı, dilini tutmalıdır. Düşünülmeden söylenen sözler, yersiz konuşmalar insanın başını derde sokar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin