Taş ile ilgili Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Taş düştüğü yerde ağırdır (kalır) (taş yerinde ağırdır).
Kişinin değerini, kadir ve kıymetini en iyi bilenler, bu işle ilgili kimseler ile kendi çevresinde bulunanlardır. Bir insanı ve onun yaptıklarını yakın çevresi takdir eder.

Ummadığın taş baş yarar.
Elinden bir iş gelmez sandığımız nice kimseler vardır ki, kendilerinden umulmayan önemli işler yapabilirler. Hiçbir insanı küçümsememek gerekir. Küçük ya da önemsiz şeyler de çoğu kez büyük etkiler yapabilir. Hiç değer vermediğimiz kimseler, öyle durumlarda öyle önemli işler başarırlar ki şaşırıp kalırız.

Yanlız taş duvar olmaz.
Bir yapı, değişik malzemelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bir millet, bir araya gelen insanların meydana getirdiği bir topluluktur. Nasıl, bir tek taş ile örtülmezse, insanda tek başına önemli bir iş başaramaz. Başkalarıyla ilişki kurmak iş birliği yapmak zorundadır.

Yapı taşı, yapıdan (yerde) kalmaz.
Bir taş bile, eğer onda kullanılma özelliği varsa, ustanın dikkatinden kaçmaz ve alınarak duvarın bir yerine konulur. Bunun gibi, değerli kimsede boşta kalmaz. Kendisine bir iş veren bulunur.

Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
Durmadan iş ve yer değiştiren kimse eşya alamaz, dünyalık edinemez. İşleyen demirin pas tutmaması gibi, çalışan ve sürekli hareket eden bir cisim bozulmaz, sürekli çalışan insan beynide zayıflamaz. Herhangi bir özelliğimizi veya eşyamızı kaybetmek istemiyorsak onu kendi alanında sürekli çalıştırmalı, işletmeli ve pas tutmasını engellemeliyiz. Sürekli olarak iş değiştiren bir kimse başarı kazanamaz; mal mülk edinemez.

Adam hacı mı olur ulaşmakla Mekke’ye, eşek derviş mi olur taş çekmekle tekkeye?
Belli bir düzeye erişmek, o durumun gerektirdiği nitelikleri taşımakla yada yerine getirmekle gerçekleşir. Görünüşü ona benzetmekle kesinlikle olmaz. Diğer yandan istenilen mertebeye erişmek, onun gereklerini yapıyor görünmekle değil gerçekten yapmakla olur. Aksi halde hiçbir konuma o işi yapmakla gelinmez.

Ağır taş batman döver (yerinden oynamaz).
Ağırbaşlı insan kimsenin oyuncağı olmaz. Onu hırpalamaya kimsenin gücü yetmez.

Aklına geleni işleme, her ağacı taşlama.
Aklın yap dediğini yapmak her zaman doğru değildir. Aklın bile uyması gereken kurallar vardır. Sonunu düşünmeksizin aklına gelen herşeyi yapmak ve yerli yersiz herkese sataşmak, insanın başına büyük zararlar açar.

Al elmaya taş atan çok olur.
İnsanlar, kendilerinde olmayan güzellik ve meziyetlere karşı yaratılış gereği az da olsa kıskançtırlar. Güzellere musallat olan, değerli insanlara çatan, parlak yeri elde etmeye çalışan çok olur.

Atmaya niyeti olmayan Kürt, taşın büyüğüne sarılır.
Niyeti kötü olan kişiler, karşısındaki için zarar verici olay şeyleri düşündükleri andan itibaren bunu fırsat bilirler ve ellerinden gelenin daha büyüğünü yapmak için zaman güderler. Bu zamanı yakaladıkları an yapabilecekleri kötülüğün en adi olanını uygularlar. Önemli olan bunu kafalarına koymalarıdır.

Attığın taş ürküttüğün kuşa değmez.
Bir işi yapmak için kullanılacak kaynak eğer işin sonunda elde edilecek getiriden daha küçükse bu işi yapmaya değmez. Sonuçta manen yada dünya malı olarak dönecek getiri harcanandan az ise, kaybetmiş oluruz. Gözle görülür durumlarda bu hatalara düşülmemeli, görülemeyen hallerde ise bir bilene danışmalıdır.

Ayağa değmedik taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz.
Bir işte bazen en küçük ayrıntıyı ihmal etmek insanın başına büyük sıkıntılar açar. Tedbir alırken önemsizmiş gibi görünen hususlardada dikkatli olunmalıdır. İnsanoğlunun başına her türlü iş gelebilir. Bir felaketten dolayı insanlara “oh olsun” demek kadar, onları kınamak da doğru değildir.

Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz.
İnsan bazı işleri tek başına halleder, üstesinden gelir. Bazı işler vardır ki; birkaç kişinin bir araya gelmesiyle yapılabilir. Ağır bir taşın yerinden kaldırılması nasıl birçok elin onu tutmasıyla mümkün ise, önemli meseleleride topluca, istişare ederek ancak hal yoluna koyabiliriz.

Bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.
Bazen bir kimse öyle delice bir iş yapar ki, birçok akıllı kimse bir araya gelerek düşünür, çalışırlar da durumu düzeltemezler.

Çirkefe taş atma üstüne sıçrar.
Kötülük yapmak için fırsat arayan kişilerle çatışmaya gelmez. Böyle insanlara sataşan zararlı çıkar, itibarı zedelenir.

Değirmek iki taştan, muhabbet iki baştan.
Karı koca gibi, iş ortağı gibi birlikte yaşayacak, birlikte iş görecek kimseler arasında karşılıklı sevgi bulunmalıdır. Biri ötekini sever, öteki berikini sevmevse dirlik, düzen olmaz. Kurulan birlik sarsılır.

Dostun attığı taş baş yarmaz.
Dostumuzun bizi hırpalaması gücümüze gitmez. Çünkü bunu iyi niyetle ve iyiliğimiz için yapıldığını biliriz.

Er olan ekmeğini taştan çıkarır.
İnsanların başarılı olmasında en büyük etken kendi iradeleridir. Birşey yapma arzusu, başarı için ön koşuldur. Azimli kimse, en güçlü işlerle uğraşmaktan yılmaz; para kazanır, geçim yolunu bulur.

Gençlikte para kazan (taş taşı), kocalıkta kur kazan (ye aşı).
Kişi, kırk yaşına gelmeden önce işini yoluna koymalı, hayatta yer edinmelidir. İnsan gençliğindee çalışıp para biriktirmelidir ki, ihtiyarlayıp çalışmadığı zaman onunla rahat rahat geçinsin.

Her akla geleni işleme her ağacı taşlama.
Kişilerin aklına ilk gelenleri düşünmeden uygulaması başına büyük dert açmasına neden olabilir. Sataşmaktan konuşmaya kadar her anlamda yapılacak küçük hatalar veya konuşmalar insanlar ile ara bozabilir, onları kaybetmemize neden olabilir.

Meyveli (mevye veren) ağaç taşlanır.
İşe yaramaz, niteliksiz, silik insanlarla kimse ilgilenmez. Daha ziyade bilgili, becerikli kimselerle uğraşılır, onlara sataşılır.

Sana taşla vurana, sen aşla vur (dokun).
Bize kötülük edene bizde kötülük yapmamalı, aksine ona iyi davranarak onu utandırmalı ve yeniden dostluğunu kazanmalıyız. Bize sert davranana yumuşak davranırsak onun bize dost olduğunu görürüz.

Sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalıdır.
Çevresindeki kişilerin küçük bir saldırısıyla büyük zarara uğrayacak kişi, düşmanlık yaratacak davranışlarda bulunmaktan kaçınmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin