Peygamberimiz Hz Muhammed (S.a.v) Kaç Yaşında Peygamber Oldu

Peygamberimize kaç yaşında peygamberlik gelmiştir? sorusu sorulduğu zaman acaba kaçımız cevap verebiliriz. Yada Peygamberimize kaç yaşında ve hangi tarihte peygamberlik verildi? gibi sorular karşısında ne kadar bilgiliyiz ne kadar biliyoruz. Allahü teâlânın insanlara gönderdiği son peygamber. Son Peygamber Hz Muhammed sallallahu aleyhi vessellem efendimizi sevmek, Allah’a iman ve itaatin gereğidir. Muhammed aleyhisselâm Allahü teâlânın Resûlü yâni peygamberidir. Habîbi (sevgilisi)dir. Peygamberlerin en üstünü ve sonuncusudur.

Biliyorsunuz ki Allahü teâlânın, emirlerini ve yasaklarını kullarına bildirmeleri için insanlar arasından seçtiği ve kendilerine mûcizeler verdiği üstün zâtlar. Her peygamber, kendi zamânında, kendi mekânında, her insandan her bakımdan üstündür. Muhammed aleyhisselâm ise her zamanda ve her mekânda her insandan her bakımdan üstündür. Peygamberlik; çalışmakla, açlık, sıkıntı çekmekle ve çok ibâdet yapmakla ele geçmez. Yalnız Allahü teâlânın ihsânı ile olur. İnsanların dünyâdaki ve âhiretteki işlerinin düzgün ve faydalı olması için ve yanlış, zararlı işlerden koruyup, selâmete, hid âyete, râhata ve seâdete kavuşturmak için peygamberler gönderilmiştir.

Babası Abdülmuttalib’in oğlu Abdullah, annesi Vehb’in kızı Âmine Hâtun’dur. Mîlâdın 571 senesi Nisan ayının yirmisine ra stlayan Rebî-ül-evvel ayının on ikinci Pazartesi gecesi sabaha karşı Mekke’de doğdu. Babası O doğmadan önce vefât etti. Altı yaşındayken annesi, sekiz yaşındayken dedesi vefât etti. Sonra amcası Ebû Tâlib’in yanında büyüdü. Yirmi beş yaşında hazret-i Hadîce ile evlendi. Bundan dört kızı iki oğlu oldu.

Kırk yaşında bütün insanlara ve cinne peygamber olduğu bildirildi. Üç sene sonra herkesi îmâna çağırmaya başladı. Elli iki yaşındayken bir gece Mekke’den Kudüs’e ve oradan göklere götürülüp, getirildi. Mîrâc adı verilen bu yolculuğunda Cennetleri, Cehennemleri, Allahü teâlâyı gördü. Beş vakit namaz bu gece farz oldu. Mîlâd’ın 622 yılında Allahü teâlânın emriyle Mekke’den Medîne’ye hicret etti (göç etti). Vefâtına kadar İslâmiyet’i yaymaya ve insanları iki cihân seâdetine (mutluluğuna) kavuşturmağa çalıştı. Hicrî on bir (M. 632) senesinde Rebî-ul-evvel ayının on ikinci Pazartesi günü öğleden evvel vefât etti. Salı’yı Çarşamba’ya bağlayan gece yarısı, vefât ettiği odaya defn edildi. (İbn-ül-Esîr, İmâm-ı Süyûtî, Halebî, Abdülhak-ı Dehlevî, Zerkânî)

610 yılında, 40 yaşında iken peygamber olmuştur.
Kırk yaş, insanın tekâmül ettiği bir yaştır. Kabiliyet ve istidatların olgunlaştığı, karakteristik melekelerin yerli yerine oturduğu bir çağdır. Ramazan ayının 27. gecesinde yine Hira Mağarası’nda olduğu bir sırada vahiy meleği Cebrail kendisine gelerek “Oku!” dedi. Peygamberimiz “Ben okuma bilmem.” karşılığını vermesine rağmen aynı isteği iki kez daha tekrarladı. Sonra Alâk suresinin ilk beş ayeti Hz. Peygamber’e okudu. Bu ayetlerde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Oku! Yaratan Rabbinin adıyla. O insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömerttir. O Rab ki kalemle yazmayı Öğretti. İnsana bilmediğini de Öğretti.” Bu yaşadıklarına bir anlam veremeyen Hz. Muhammed (s.a.) titreyerek hızlıca evine geldi. Eşinden kendisini örtmesini istedi. Derin bir uykuya daldıktan sonra uyandı. Başından geçenleri eşine anlattı. Hz. Hatice de onu yatıştırdı. Daha sonra eşinin başına gelen bu durumu sormak maksadıyla Hz. Hatice’nin akrabası olan Varaka b. Nevfel’in yanına gittiler. Varaka b. Nevfel, Tevrat ve İncil’den haberdar olan bilge bir insandı. Hz. Muhammed (s.a.)’in başından geçenleri dinleyince ona gelenin vahiy meleği olduğunu, eğer hayatta kalacak olursa İslam’a daveti sırasında onun yanında olacağını bildirdi.

Varaka’nın sözleri Hz. Muhammed (s.a.)’in içini rahatlatmıştı. Hz. Muhammed (s.a.) bu ilk vahiyden sonra aynı tecrübenin tekrarlanması için zaman zaman Hira Mağarası’na gidi- yor ve vahiy meleğinin gelmesini bekliyordu. Fakat kendisine bir süre vahiy meleği gelmedi. İşte ilk vahiyden sonra aradan geçen bu zamana “Fetretü’l-Vahiy”adı verilir. Bu süre içerisinde Hz. Peygamber psikolojik olarak vahye hazırlanmıştır. Peygamberimizin, Rabbinin kendisini terk ettiği düşüncesine kapıldığı bir sırada Cebrail Hira Mağarasından dönerken yeniden ona göründü. Peygamberimiz onu ilk gördüğü zamanki gibi endişe içinde evine geldi ve yatağına uzandı. Daha sonra Cebrail gelerek Rabbinin şu ayetlerini bildirdi: “Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve insanları uyar. Rabbini her şeyden üstün tut, elbiseni temizle. Kötü şeylerden uzaklaş.” (Müddessir suresi, 1. 5. ayetler.) Bu ayetlerle birlikte Hz. Muhammed (s.a.)’e İslam’a davet görevi verilmiştir.

Allahü teâlâ Cebrâil aleyhisselâm adındaki bir melek ile Muhammed aleyhisselâma Kur’ân-ı kerîmi gönderdi. İnsanlara dünyâda ve âhirette lüzûmlu ve faydalı olan şeyleri emr etti. Zararlı olanları yasakladı. Bu emirlerin ve yasakların hepsine İslâm dîn i veya İslâmiyet denir. Muhammed aleyhisselâmın her sözü doğrudur, kıymetlidir, faydalıdır. Muhammed aleyhisselâmın sözlerinden birine inanmayan, beğenmeyen kimse kâfir (îmânsız) olur. Muhammed aleyhisselâmı sevmek; bütün seâdetlerin (mutlulukların), rahatlıkların, iyiliklerin başıdır. O’nun peygamber olduğuna inanmamak ise bütün sıkıntıların, kötülüklerin başıdır. (Tirmizî, Beyhekî, İmâm-ı Rabbânî,Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v), “Hicri Takvim” e göre 63, şu an kullandığımız “Miladi Takvim” e göre ise 61 yıl yaşamıştır.

6 YORUMLAR

  1. 610 yılında peygamberlik gelmiş. 632 de vefat etmiş aylarıda göz önünde bulundurursan bir sorun çıkmıyor. peygamberimiz 61 değil 63 yaşında vefat etmiş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin