Samsun’da Yaşamış Hangi İslam Alimleri Vardır

ÎSÂ BABA
Hangi devirde yaşadığı bilinmeyen Îsâ Baba’nın kabri Samsun İlicek mahallesinde, Îsâ Baba geçidinde ufak bir tepe üzerinde, kendi adıyla anılan câminin yanındadır. 1975-76 yıllarında Samsun Belediyesi tarafından yaptırılan câminin yerinde daha önce Îsâ Baba’nın tekkesi bulunuyordu.


KILIÇ DEDE
Samsun’un İslâm orduları tarafından fethi esnâsında şehid düşen gâzi dervişlerden olduğu sanılan Kılıç Dede’nin türbesi kendi adıyla anılan mahalle ve câminin güneybatı kısmındadır. 1957-58 yıllarında Tekel Yaprak Tütün İşleme Merkezinin yapımı sırasında burada bulunan yaklaşık bin kadar mezardan yalnız Kılıç Dede’nin kabri başka bir yere nakledilememiş ve türbe sonradan yapılmıştır. Yöre halkı tarafından sık sık ziyâret edilmektedir.


SEYYİD AHMED-İ KEBÎR ER-RUFÂÎ
Anadolu velîlerinden. On sekizinci asırda Anadolu’da Rufâî tarîkatının temsilcisi bir rehberdir. Türbesi Ladik’tedir.

Seyyid Ahmed-i Kebîr, evliyânın meşhurlarından ve Rufâî tarîkatının kurucusu olan Seyyid Ahmed Rufâî hazretlerinin torunlarından veya talebelerindendir. Onunla karıştırılmaması için kendisine Kûçek (Küçük) denilmiştir. Ancak Seyyid Ahmed-i Kebîr Rufâî şeklinde tanınmıştır.

Yedi yaşındayken babası vefât etti.Dayısı Mensûr Betâihî onu himâyesine aldı. Yakın alâka gösterip meşhûr âlimlerden ders aldırıp, iyi bir ilim tahsîli yaptırdı. Yedi yaşında Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Hocalarından Abdülmelik Harnûtî ona şöyle vasiyet etmiştir: “Ey Ahmed! Başkalarına iltifât edip gezen, hedefine varamaz ve hakîkate kavuşamaz. Şüphelerden kurtulmayanın, dünyâ düşüncelerinin ve nefsinin arzuları peşinde olanın, felâha, kurtuluşa kavuşması düşünülemez. Bir kimse kendi kusûrunu ve noksanını bilmiyorsa, onun bütün zamânı da noksan geçer.” Hocasının bu nasîhatlerine iyice sarıldı. Başka bir nasîhatında da; “Hakîkî âlimleri, evliyâyı tanıyamamak çok kötü bir haldir. Tabîbin hasta olması ne kadar fenâ! Akıllı kimsenin câhil kalması ne kötüdür!” demiştir.

Zamânında âlimlerin ve velî zâtların çok bulunduğu Vâsıt şehrine gidip dayısı Ebû Bekr el-Ensârî’den ve Aliyy-ül-Karî Vâsıtî hazretlerinden ilim öğrendi. Tasavvufta yetişip yükseldi. İlimde yetişip kâmil bir velî olduktan sonra insanlara İslâmiyeti anlatıp, öğretmek ve dînin emirlerine uymalarını sağlamak için irşâd faâliyetine başladı. Bu maksatla Amasya’ya gidip yerleşti.Çok kıymetli hizmetler yapmıştır. Günümüzde türbesi pekçok kimse tarafından ziyâret edilmektedir.

KAYNAKLAR
1) Türk Dünyâsı Araştırmaları, Ekim-1991, sayı 74, s.143


ŞEYH KUTBEDDÎN
Samsun evliyasından. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunu olduğu rivâyet edilmekte olup türbesi, Samsun Eski Mezarlıkta kendi ismini taşıyan câminin yanındadır. Hayâtı ve yaşadığı devir hakkında bilgi bulunamayan Şeyh Kutbeddîn hazretlerinin bir kerâmeti şöyle anlatılır:

1853 Rus donanmasının Sinop baskını sırasında 3-5 savaş gemisi de Samsun açıklarına kadar gelerek şehri topa tutar. Şehirde karşılık verebilecek bir kuvvet de bulunmamaktadır. Ancak Şeyh Seyyid Kutbeddîn hazretlerinin bulunduğu eski mezarlıktan top atışları ile karşılık verilir. Rus gemileri de bir miktar hasara uğradıktan sonra çekilip gitmek mecbûriyetinde kalırlar.

Önceki İçerikÜsame Arapça Yazılışı ve Anlamı
Sonraki İçerikSu İçtikten Sonra Okunacak Dua ve Anlamı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here