Talha Bin Bera Hayatı

TALHA B. EL-BERA
(Rasûlullah’ı sevme ve anneyle babaya itaatta en üstün örnek)

Yaşının küçüklüğüne ve tazeliğine rağmen, Rasûlullah’ı sevme ve ebeveyne itaatta en üstün örnek olmuştur. Müslüman olmak üzere Rasülullah’a (sa.v.) bey’at etmek ve Allah yolunda canıyla cihat eden müslüman gençlikten olmak için, onunla görüşmeye can atıyordu. Bir gün bu idealini gerçekleştirmek istedi. Mescide gitti ve onun, sevgilileri Muhammed Mustafa’yı dinleyen muhacirlerle, Ensar’ı etrafına topladığını gördü. O da safların gerisinde çocuklara ayrılan bölümde yerini aldı.

Rasülullah (s.a.v.) konuşmasını bitirip sahabiler mescidin dışına doğru yol almaya başlayınca, Talha b. el-Bera Rasülullah’a (sa.v.) yaklaştı, sevgiyle ellerini öpüp:

– Ben Talha b. el-Bera b. Umeyr’im, müslüman olmak üzere sana bey’at etmeye geldim. Bana istediğini emret, senin biçbir emrine karşı gelmem, diyordu. Rasülullah (s.a.v.) kendisine bey’at için gelen bu çocuğa bakıyor;

– Ya, anne ve babandan ilgiyi kesmeni emredersem, diyerek omuzuna vuruyordu..

Talha da:

– Hayır diye cevap veriyordu. Çünkü onun, son derece bağlı olduğu ve derin bir sevgi gösterdiği annesi vardı. Anne V3 babasına asi olmayı hayal bile edemiyordu. _

Rasülullah (s.a.v.) daha önceki cümleyi terar etti, Talha da aynı cevabı verdi. Ancak üçüncü defada:

– Evet, dedi. Çünkü Peygamber’e olan sevgisi anne ve babasına olan sevgisine daha üstün gelmişti. Belki o, kendilerine şu hadis-i şerif uygun düsen kimselerdendi:
“Sizler Allah ve Rasûlünü başkalarından daha çok sevmedikçe (gerçek) mümin olamazsınız.”

Talha, “Evet” deyince, Rasûlulah (s.a.v.) ona gülümseyip:

– ‘Talha! Bizim dinimizde akrabadan ilgiyi kesme (sıla-i rahim yapmama) yoktur. Fakat ben senin, dininde şüpheli bir şey olmamasını istedim” dedi.

Talha müslüman olduktan sonra Rasülullah’ın yanından ayrıldı ve müslümanlığını güzelleştirdi. Artık kendisini en büyük göreve yani Allah yolunda cihada hazırlamaya karar verdi. Her gün, gençlere oyun alanı olarak hazırlanmış, Medine dışındaki bir yere gidiyor, başka çocuklarla birlikte harp teknikleri ve savaş vasıtaları üzerinde talim ediyordu. Her çocuk, Bedir savaşında Ebu Cehil’i öldüren, Afra’nın iki oğlu gibi olmayı temenni ediyordu. Daha gençlik yaşına ulaşmayan iki taze çocuk olmalarına rağmen, Ebu Cehil’in, iki çocuk tarafından yere yıkılması, olağan üstü ve kahramanca bir iş ve Allah’ın varlığına ait delillerden birisiydi. Talha b. el-Bera’nın bu şekilde müslüman olması, genç ihtiyar herkesin takdirini toplamıştı. Muhacirler ve Ensar bunu konuşuyorlardı. Bu, Allah ve Rasûlü’nü sevme ve ebeveyne itaat konusundaki derslerden birisiydi. Rasûlullah’ı (s.a.v.) sevenlerin dereceleri zikredildiği zaman, Talha b. el-Bera, Peygamber’in dostları arasında yüksek bir yerde bulunur.

Allah, Talha’nın hayatının kısa süreli olmasını takdir etti. Ancak o, sevgi vefa, itaat ve en üstün misalin her türüyle mamurdu. Hiçbir gün, silâh talimi yapmayı ihmal etmiyor, hiçbir gün Rasûlullah’ın arkasında namaz kılmaktan geri kalmıyordu. Hafızasının alabildiği kadar ve gücü yettiği kadar Kur’an-ı Kerim ve, İslâm’ın emirlerini belliyordu. Rasûlullah’ın savaşa gidenlerin arasına katılmasına izin vereceği günü sabırsızlıkla bekliyordu. Ancak, Allah yolunda savaşmadan önce ölüm ona acele davrandı. O, ağır bir hastalığa tutuldu. Mevsim de kıştı. Zaman zaman baygınlık geçiriyordu. Talha’nın hasta olduğu, Rasûlullah’a haber verildi. Rasûlullah (s.a.v.), onu ziyarete gitti ve onun can vermekte olduğunu anladı. Ailesine:

– ‘Talha’nın ölmüş olduğunu zannediyorum, izin verin ben gideyim, siz de öldüğünde acele edin. Çünkü müslümanın cenazesinin, ailesi arasında bekletilmesi uygun değildir. Eğer kendine gelirse, tekrar bana haber gönderin” dedi.

Gece yarısı Talha kendisine geldi. Ailesine:

– Rasûlullah (s.a.v.) beni ziyarete geldi mi? diye sordu.

Ona:- Evet, dediler ve Rasûlulah’ın söylediklerini anlattılar.

Talha onlara:

– Şimdi ölürsem, Rasûlullah’a (s.a.v.) haber göndermeyin. Çünkü yahudilerin ona kötülük etmelerinden, ayrıca bir yılan veya akrebin onu sokmasından, ya da başına birşey gelmesinden korkuyorum. Fakat ona benden selâm söyleyin ve benim için af dilemesini rica edin, dedi. Daha sonra, huzur ve sükun içinde son nefeslerini verirken kelime-i şehadeti tekrar ediyordu.

Talha b. el-Bera, ölürken bile, sadece Rasulullah’ı düşünüyor, ona herhangi bir kötülük gelmesinden korkuyordu. Veda bakışı için Peygamber’in (s.a.v.) yanına gelmesini arzu etmesine rağmen ölmeyi ve Rasûlullah (s.a.v.) gelmeden gömülmeyi tercih etti. Fakat onun Rasûlullah’a olan sevgisi her arzudan daha güçlü ve her istekten daha büyüktü.

Ailesi, Talha’yı gece, sabah olmadan defnettiler. Rasûlullah (s.a.v.) namaz için mescide çıkınca, Talha’nın öldüğünü haber verdiler. Ra-sûlullah sabah namazını kıldı. Daha sonra ashabıyla birlikte onun kabrinin bulunduğu yere gitti. Onları kabrin etrafında saf yaptı. Ellerini kaldırıp:

– “Allah’ım! Talha’yı, sen ona gülerek, o da sana gülerek karşıla” diyerek dua etti.

Böylece, Allah’ı ve Rasûlü’nü sevmede en şahane misalleri verdikten, dünyada sevgi itaat ve vefakarlığın güzel bir hatırasını bıraktıktan sonra küçük sahabinin hayatı sona erdi.11 Biyografi, Abdulmun’ım Kındil’in Hayatu’s-Salihin adlı kitabından tercüme edilmiştir. (T. Uzun)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin