Peygamberimizin Ramazan veya Oruç İle İlgili Hadisleri

Peygamberimizin (s.a.v.) Ramazan veya Oruç ile ilgili hadis-i şerifleri…

Hadîs-i şerîfte buyrulur:

“Eğer kullar, Ramazan’ın fazîletlerini bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını temennî ederlerdi…” buyruluyor. (Heysemî, c. III, sf. 141)


Abdullah İbni Abbâs’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Nebî şöyle buyurdu:

“Ramazan ayında yapılan umre, tam bir hac sayılır, yahut da benimle birlikte yapılmış bir haccın yerini tutar.” (Buhârî, Umre 4)


Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Büyük günahlardan kaçınılması halinde, beş vakit namaz, iki cuma ve iki Ramazan, aralarında (işlenecek küçük) günahlara kefârettir.” (Müslim, Tahâret 16)


Ayşe (a.s.) şöyle dedi:

Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah geceleri ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ibadete soyunarak eşleriyle ilişkiyi keserdi. (Buhârî, Leyletül-kadr 5)


İbni Abbâs (r.a.) şöyle dedi:

Resûllullah insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazan’da Cebrâil’in (a.s.), kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil (a.s.), Ramazan’ın her gecesinde Hz. Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur’an okurlardı. Bundan dolayı Resûlullah Cebrâil (a.s.) ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgârdan daha cömert davranırdı.” (Buhârî, Bedü’l-vahy 5, 6, Savm 7, Menâkıb 23, Bed’ul-halk 6, Fezâilü’l-Kur’ân 7, Edeb 39)


Ayşe (r.a.) şöyle dedi:

“Ramazan ayının son on günü gelince, Resûlullah geceleri ibadetle ihyâ eder, ailesini uyandırır, kulluğa soyunup paçaları sıvardı.” (Buhârî, Leyletü’l-kadr 5)


Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” (Buhârî, Savm 5)


Zeyd İbni Hâlid el-Cühenî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Nebî şöyle buyurdu:

“Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.” (Tirmizî, Savm 82)


Sehl İbni Sa’d’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Oruç açmakta acele ettikleri sürece Müslümanlar hayır üzere yaşarlar.” (Buhârî, Savm 45; Müslim, Sıyâm 48)


Ebû Atıyye dedi ki, ben ve Mesruk, Hz. Ayşe’nin yanına gittik. Mesruk ona:

– Muhammed’in ashâbından iki kişi var. İkisi de hayırdan geri kalmıyorlar. Ancak bunlardan biri akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele ediyor, diğeri ise hem akşam namazını hem de iftarı geciktiriyor, dedi. Bunun üzerine Ayşe:

– Akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele eden kimdir? diye sordu.

Mesruk da:

– (İbni Mesut’u kastederek) Abdullah’tır, cevabını verdi. Bunun üzerine Ayşe:

– Resûlullah da öyle yapardı, dedi. (Müslim, Sıyâm 49-50.)


Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah dedi ki:

“Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta acele davranandır.” (Tirmizî, Savm 13)


Sahâbeden Selmân İbni Âmir ed-Dabbî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Herhangi biriniz iftar etmek istediği zaman orucunu hurma ile açsın. Hurma bulamazsa, su ile iftar etsin. Su temizdir.” (Ebû Dâvûd, Savm 21; Tirmizî, Zekât 26, Savm 10.)


Enes (r.a.)dedi ki: Resûlullah akşam namazından önce bir kaç taze hurma ile orucunu açardı. Taze hurma bulamazsa, kuru bir hurmacıkla iftar ederdi. Kuru hurma da bulamazsa, birkaç yudum su içerek iftar ederdi. (Ebû Dâvûd, Savm 21; Tirmizî, Savm 10)

Önceki İçerikMustedrek Nedir
Sonraki İçerikKur’anı Kerim’de Zeyd ile ilgili Ayetler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here