Peygamberimizin Yardımlaşma İle İlgili Hadisleri

Peygamberimizin (s.a.v.) Yardımlaşma ile ilgili hadis-i şerifleri…

Peygamber sav. Efendimiz şöyle buyurmuşlardır : Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz. Buhârî, Îmân 7; Müslim, Îmân 71–72


Peygamber sav. Efendimiz şöyle buyurmuşlardır : Bir mümin, aç bir mümini doyurursa, Allah da o kimseyi cennet meyveleriyle doyuracaktır. Yine bir mümin, susuz kalan bir mümine bir şeyler içirip susuzluğunu giderirse, Allah kıyamette ona (misk ile mühürlenmiş lezzetli bir içecek olan) ‘Rahîk-ı Mahtûm’dan içirecektir. Yine bir mümin, elbiseye ihtiyacı olan bir mümini giydirirse, Allah da ona cennetin yemyeşil elbiselerinden giydirecektir. Tirmizî, Kıyâme, 18


Peygamber sav. Efendimiz : Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Buharî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr


Peygamber sav. Efendimiz : Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Ey ademoğlu, sen infak et, ben de sana infak edeyim! Buhari, Nafakât,1


Peygamber sav. Efendimiz : Kim helal kazancından bir hurma miktarı sadaka verirse -ki Allah sadece helâl olanı kabul eder- Allah o sadakayı büyük bir hoşnutlukla kabul eder. Sonra onu sahibi için, sizden birinizin tayını yetiştirdiği gibi (özenle) dağ gibi olana kadar büyütür (bereketlendirir). Buhari, Zekat, 8


Peygamber sav. Efendimiz : Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır Kim bir Müslümanın kusurunu örterse, Allah da Kıyamet günü onun kusurunu örter. Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr


Peygamber sav. Efendimiz : İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız. Müslim, Îmân, 93; Tirmizi, Sıfâtü’l-Kıyame, 56


Yine Peygamber sav. : Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56


Resûlullah(s.a.v.) şöyle buyurdu: “Zalim de olsa mazlum da olsa kardeşine yardım et.” Bunun üzerine birisi, “Ey Allah’ın Resûlü! Eğer mazlum ise yardım ederim, ancak zalimse ona nasıl yardım edeceğim?” dedi. Bunun üzerine Resûlullah şöyle buyurdu: “Onu zulümden uzaklaştırırsın veya onun zulmüne engel olursun. İşte bu ona yapacağın yardımdır.”
(Buhari, İkrah, 7)


Hz.Âişe’den rivâyet edildiğine göre, Peygamber hanımları bir koyun kesmişlerdi de Resûlullah(s.a.v): “Koyundan ne kadarı kaldı?” diye sordu. Âişe, dedi ki: “Sadece kürek kemiği
bölgesi kaldı! Gerisini dağıttık” deyince; Resûlullah(s.a.v.) şöyle buyurdu: “Küreğinden başka hepsi bize (sevap olarak) kaldı.”
(Tırmizi, Kıyame, 33)


“Kıyamet günü müminin serinleyeceği gölgelik (verdiği) sadakasıdır.”
(İbn Hanbel, 4 ,233)


“Müslüman Müslümanın (din) kardeşidir. Ona zulmetmez. Onu düşman eline vermez (himaye
eder). Her kim Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bi ihtiyacını giderir. Her kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse Allah da onun (bu iyiliği) sayesinde kıyamet sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim dünyada, bir Müslümanın (ayıbını) örterse Allah da kıyamet günü onun (ayıbını) örter.”
(Mülim, Birr, 58)


“Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.”
(Müslim, Birr, 66)


Resûlullah(s.a.v.), “Ben ve yetime kol kanat geren kimse cennette böyle (yan yana) olacağız.” buyurdu ve aralarını hafifçe açarak işaret parmağıyla orta parmağını gösterdi.
(Buhari, Talâk, 25)


“Kim darda kalan borçluya zaman tanırsa yahut (alacağının tamamını veya bir kısmını) borçluya bağışlarsa, Allah onu, başka hiçbir gölgenin (himayenin) olmadığı kıyamet gününde kendi arşının gölgesinde (himayesinde) gölgelendirecektir.”
(Tırmizi,Büyü’,67)


“Müslümanlar arasında kim bir yetimi yiyecek ve içeceğini üstlenecek şekilde sahiplenirse, affedilmeyecek bir günah işlememişse, Allah onu mutlaka cennete koyar.” (Tırmizi, Birr, 14)


“Bozguncu, cimri ve yaptığı iyiliği başa kakan kimse cennete giremez.”
(Tırmizi, Birr, 41)


“Sizden biriniz kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz”
(Tırmizi, Sıfatü’l-kıyâme,59)


Peygamber(s.a.v.) bize şu yedi şeyi emretti: “Hastayı ziyaret etmek, cenazeyi (kabre kadar) takip etmek, aksırana Allah’tan rahmet dilemek, zayıfa yardım etmek, mazluma yardım etmek, selâmı yaymak ve yemin edenin yeminini tasdik etmek.”
(Buhari,İsti’zan,8)


“Sadaka suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları yok eder.”
(Tırmizi,Cum’a,79)


Size en değerli sadakadan bahsedeyim mi? (Kocasının evinden ayrılarak) senden başka kazancını sağlayacak kimse olmadığı için sana (baba evine) sığınmış kızın (için harcadığın nafaka en faziletli sadakadır).”
(İbn Mace, Edeb,3)


Bir adam Hz.Peygamber’e(s.a.v.), “Ey Allah’ın Resûlü, hangi sadaka en faziletlidir?” diye sordu. Hz.Peygamber şöyle buyurdu: “Sağlıklı olup, fakirlik endişesi ve zengin olma hırsı ile hareket ederken tasaddukta bulunabilmendir. (Sadaka vermeyi) can boğaza gelip de (son nefesini yaşadığın ana kadar) erteleme.”
(Buhari,Vesâtâ,7)


“Yoksula verilen sadaka bir, akrabaya verilen ise hem sadaka hem de sıla-ı rahim olmak üzere iki sadaka sayılır.”
(Nesâî,Zekât,82)


“…Mazlumun bedduasından sakın. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.”
(Buharî,Zekât,63)


“Öyle insanlar vardır ki (adeta) hayrın anahtarı, şerrin sürgüleri gibidir. Kimisi de şerrin anahtarı, hayrın sürgüleri gibidir. Ne mutlu! Yüce Allah’ın, hayrın anahtarlarını ellerine verdiği o kimselere! Ve yazıklar olsun Yüce Allah’ın şerrin anahtarlarını ellerine verdiği o kimselere!”
(İbn Mace, Sünnet, 19)


“Yarım hurma (sadaka) ile bile olsa cehennemden korunun. Eğer bunu da bulamazsanız güzel bir sözle (korunun).”
(Müslim,Zekat,68)


“Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, biribrinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, birbirinizle kardeş olun.”
(Buhari, Edeb, 62)


“Kim müslüman kardeşinin ırz, namus ve benzeri şeylerinden her türlü kötülüğü savarsa Allah da kıyamet gününde onun yüzünden cehennem ateşini savar.”
(Tırmizi,Birr,20)


“Sayma ve sayarak verme! Yoksa Allah da sana sayarak verir.”
(Nesai,Zekat,62)


“Mümin mümin için, parçaları birbirini destekleyen bir bina gibidir.”
(Buhari, Mezalim,5)


“Veren el üstündür. Vermeye, geçimini sağlamakla yükümlü olduğun kimselerden başla. Annene, babana, kız ve erkek kardeşlerine yardım et, sonra yakınlık durumuna göre devam et.” (Nesai,Zekat,51)


Allah’ı(n hakkını) koru ki Allah da seni korusun. Allah’ı(n hakkını) gözet ki O’nu hep yanında bulasın. Bir şey isteyeceğinde Allah’tan iste. Yardım dileyeceğinde Allah’tan yardım dile.
(Tırmizi, Kıyame,59)


“Size ancak zayıflarınız sebebiyle yardım ediliyor ve rızık veriliyor değil mi!”
(Buhari, Cihad,76)


“Ancak iki kişiye gıpta edilir. Bunlar, Allah’ın kendisine verdiği malı hak yolunda harcayan kimse ile Allah’ın kendisine verdiği (ilim ve) hikmete göre karar veren ve onu başkasına öğreten kimsedir.” (Buhari,Zekat,5)


Resulullah (s.a.v.) kendisinden bir şey istendiğinde asla “Hayır” demezdi.
(Müslim, Fedail, 56)


“Kimin yanında iki kişilik yemek varsa üçüncü bir kişiyi, dört kişilik yiyeceği olan beşinci ya da altıncı kişiyi misafir etsin!”
(Buhari, Mevakit, 41)


“Her Müsliman’ın sadaka vermesi gerekir.”
(Müslim, Zekat, 55)

Önceki İçerikMüfredat Ne Demektir
Sonraki İçerikKur’anı Kerim’de Zebaniler ile ilgili Ayetler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here