Kör ile ilgili Atasözü ve Anlamları

Körlerle ilgili başlayan atasözleri ve anlamları.  Kör kelimesi ile ilgili atasözleri hangileridir? Körle ilgili olan cümle atasözleri nelerdir?

Atasözlerinin kim tarafından ne zaman söylendiği bilinmez. Atalardan günümüze kadar ulaşan, belirli bir yargı içeren, söyleyeni belli olmayan (anonim) düz konuşma içinde kullanılan sözlerdir. Atasözleri, geçmiş kuşaklardan süzüle süzüle günümüze kadar gelmiş özellikleri sözün içerdiği anlama göre değişir. Atasözü pek çok dalda eğitici yol gösteren, öğüt veren kalıplaşmış sözlerdir.

KÖR İLE İLGİLİ ATASÖZLERİ VE ANLAMLAR

Körle yatan şaşı kalkar.
Kötü kimseyle düşüp kalkan insan, çok geçmeden onun kötü huylarını benimsemeye başlar. Kötü huy ve düşük ahlak sarıcı hastalık gibidir, yakınında bulunan kimseye mutlaka bulaşır. İnsan, arkadaş seçerken çok dikkatli olmalıdır.

Körler memleketinde şaşılar padişah olur.
Bilgi, uygar insanların meydana getirdiği toplumları niteliksiz ve aşağılık insanları yönetemezler. Kafaları ve gönülleri aydınlık olan insanlar, kendilerine yaraşır bir yönetimi ve yöneticiyi mutlaka bulurlar. Ancak, hepsi bilgisiz ve kapkara cahil olan bir toplumda azıcık bilgisi bulunan kimseler başa geçer.

Körler sağırlar birbirini ağırlar.
Aynı nitelikte insan bulmak çok zor olmasa gerek. Şu dünyada kötü insanların çokça yer ettiği mekanlar veya toplanma yerleri bulmakta çok kolaydır. Kötü nitelikteki kişi grupları için söylenmiş olan bu atasözü, nankörlük, riyakarlık, hırsızlık, yalan konuşma, ırz düşmanlığı, fesatlık gibi konularda insanların yüz karalığını yaşayan kişiler, bunları yapan ve yaşayan diğer kişilerle iyi anlaşırlar. Çünkü onların bekledikleri de, yaptıkları da bundan ibarettir. Birbirlerine kızmazlar, gücenmezler. Ruhları kör olanlar görmemiş gibi davranır, manevi kişilikleri sağır olanlar duymamış gibi davranır, birbirlerini idare ederler.

Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur.
İnsan, abartmayı seven bir varlıktır. Bundan dolayı kişi, elinden giden basit, kusurlu birçok şeyi çok önemli, çok güzelmiş gibi anlatır.

Sağır bir kocayla, kör bir kadın mutlu bir çifttir.
Hayatını paylaşmaya adamış evli veya eş insanlar birbirlerinin değişmeyecek yönlerini alttan almalıdır. Bir problem yada husumet olduğunda diğer üzerine gitmemeli, aynı şekilde karşımızdaki onur ve gururumuzu sarsmayacak bir problem oluşturduğunda bizde onun üzerine gitmemeliyiz. Dayanışma ve karşılıklı anlayış içinde yaşayan insanlar mutlu olurlar.

Tuz, ekmek hakkını bilmeyen kör olur.
İyilik bilmez, nankör kimseyi ne Allah sever, nede insanlar. İyiliğini gördüğü, ekmeğini yediği kimseye karşı saygısızlık ve hainlik eden kimse bunun cezasını ilgisizlik ve sevgisizlik ile çeker. Toplumda yoksul ve kimsesizlere ekmek yedirip iyilik eden yardımsever insanlar vardır. Bazıları bu yardımın değerini anlayamazlar. İyilik gördüğü kimselere saygısızlık yaparlar. Böyle kişileri Allah’da sevmez.

Aşık kalemi kör, dört yanını duvar sanır.
Birine gönülden aşık olan kimse için bütün dünya kendisi ve sevdiği kimseden ibarettir. Sanki ve o aşık olduğu kimsenin dışında ne gören gözler vardır, nede işiten kulaklar. Aşktan gözü kararmış kişi, hoş karşılanmayacak aşırı davranışlarda bulunur. Kendini öyle kaybetmiştir ki bu davranışlarını hiç kimse görmez, işitmez sanır.

Bitli (kurtlu, çürük) baklanın kör alıcısı olur.
Bu dünyada her çeşit malın alıcısı bulunur. Çünkü insanların beğenisi ve seçme seviyesi eşit değildir. Bundan dolayı “malım kötü, alıcı bulunmaz” dememelidir. Kötü, işe yaramaz nesnelerin, bunlardan anlamayan istekleri her zaman olur.

Gittiğin yer kör ise, gözünü yumda bak.
Akıbetinin ne olacağını bilmediğimiz durumlarda erdemli insanlar gibi davranmalıyız. Sonunu ve gidişatını bilemediğimiz durumlarda daha yavaş hareket etmeli, kalıcı ve yapıcı olmalı, çok fazla çırpınmadan manevi olarak sonumuzu görmeye çalışmalıyız.

Görenedir görene, köre nedir köre ne?
Gözü olan herkes birşeylere bakar. Fakat bakmak demek, her zaman görmek demek değildir. Bakmak fiili ile görmek fiilinin anlamları farklıdır. Bundandır ki, bazı gözler için “göz değil budak deliği” denilmiştir. Demekki önemli olan baktığını görmektir. Bundan dolayı herşey görebilen kimse için anlamlıdır. Göremeyen için hiçbir şey anlam taşımaz.

Önceki İçerikDevlete Verilen Vergi Zekat Sayılır mı / Vergi Sadaka Yerine Geçer mi
Sonraki İçerikArık Öküze Bıçak Çalınmaz Atasözü İle İlgili Cümle ve Kompozisyon

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here