Amerika Nasıl Bağımsızlığına Kavuştu

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dönemin iki güçlü milleti Fransa ve İngiltere Amerika topraklarında sömürge yarışı halindeydiler. Kızılderililerin yaşadığı topraklara göz diken bu iki sömürge devlet, çıkarlarını korumak için savaşmak zorunda kaldılar. İngilizlerin başlattığı 7 Yıl Savaşları (1756-1763), Fransızların yenilgisi, İngilizlerin ise galibiyetiyle sonuçlandı. Savaşın ardından 1763 yılında imzalanan Paris Anlaşmasıyla Fransa Kralı, Kanada’daki topraklarını ve birkaç ada dışındaki bütün kolonileri İngilizlere bırakmak zorunda kaldı. Kolonilerin İngilizlerin eline geçmesiyle birlikte sorunlar daha çok büyüdü. İngilizler savaştaki zararlarını Amerika kolonilerine ağır vergiler yükleyerek, yani onların sırtından geçinerek karşılamaya çalışıyorlardı.

İngilizlerin Amerikalılara uyguladıkları ağır vergilerden bıkan Amerikan kolonileri, Bağımsızlık Bildirgesi’ni yayımladılar ve çıkan savaşta Amerikalılar bağımsızlıklarını ilân ettiler. İnsanlar yıpranmaya ve yoksullaşmaya başlamıştı. Kolonilerdeki ticaretin tamamı İngiliz sömürgeci zihniyetinin eline geçmişti ve çitçilerden ticaret kolonilerine kadar yerli halkın büyük bir kısmı zarar görmeye başlamıştı. Ayrıca zaman içerisinde halk, İngiliz ticarethanelerine borçlanmaya başlamıştı ve birçoğu batmıştı.

Yeni Amerikan devleti 13 eyaletten oluşuyordu (şu an bu sayı 50’ye ulaştı). Kendilerine ait, her dört yılda bir seçimle başa gelen ve Kongre’yi yöneten bir başkanları vardı. Aynı yapı bugün de korunmaktadır.

Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi, İngiliz Hükûmeti’ne karşı Amerikan Devrim Savaşı’nın başlamasından sonra oluşturulmuş bir belgedir. Bu sebeple Amerikan Devrim Savaşına kısaca değinmek gerekir. Amerikan halkı İngiliz Hükûmetinin artan ekonomik ve askeri baskısı sebebiyle George Washington önderliğinde İngilizlerle 6 yıl savaşmış ve genel savaşa dahil, birçok cephe savaşını kaybetmiş olsalar bile, azim ve sabır göstererek, Fransızların da yardımıyla savaştan zaferle çıkmasını bilmişlerdir.

Bildiride şu sözler yer almaktadır:“Bütün insanların eşit yaratıldıklarına; yaratıcıları tarafından onlara hayat, özgürlük ve mutluluğu arama hakkı gibi geri alınamaz bazı haklar verildiğine inanıyoruz”.

Bu belgede ifadeye kavuşan yönetim ilkeleri için Thomas Jefferson şöyle demiştir:

“Biz şu gerçeklerin açık olduğu görüşündeyiz: bütün insanlar eşit yaratılmışlardır, onları yaratan Tanrı kendilerine vazgeçilemez bazı haklar vermiştir, bu haklar arasında yaşama, özgürlük ve refahını arama hakları yer alır, bu hakları korumak için insanlar arasında meşru, iktidar hak ve yetkilerini yönetilenin rızasından alan hükümetler kurulmuştur. Herhangi bir hükümet şekli, bu amaçları tahrip eder bir nitelik kazanırsa, onu değiştirmek veya kaldırmak ve temelleri kendi güvenlik ve refahlarını sağlamaya en uygun görünecek ilkeler üzerine dayanan, güç ve yetkiyi aynı amaçla örgütleyen yeni bir hükümet kurmak o halkın hakkıdır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin eskort -
deneme bonusu
- deneme bonusu veren siteler - Goley90 Giriş - youtube beğeni satın al - buy youtube likes - Vozol - istanbul escorts - beşiktaş escort - beylikdüzü escort - postegro - deneme bonusu veren siteler - deneme bonusu veren siteler - postegro - vozolcenter.co - istanbul escort - gebze escort - Baywin Giriş - canlı casino - canlı casino