Cinsel İçerikli Görüntü ve Filmlere Bakmak Caiz midir

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cinselllik (seks) veya porno diye adlandırdıkları video filmleri veya resimlere bakmanın bir hükmü var mıdır? Açık kadınlara bakmak günah mı? Ayıp şeyler izlemek veya görüntüleri seyretmek günah mıdır? Gibi bir sürü değişik sorular sorulmaktadır.

Günümüz’de televizyonda gerek mobil cep telefonlarında Facebbok, twitter, instagram gibi sosyal medyada bir sürü müstehcen görüntü ve resimler dolaşmaktadır. Bazen istemesek te erotik içerikli resimlere denk gelebiliryoruz. Bu nedenle müstehcen şeyleri hayal etmek gibi insanın hafızasına yerleşiyor.

Bu konu ısrarla sorulduğundan zorluğuna rağmen cevap vermeye gayret edeceğiz. Bütün günahlar, ahlâkf bozulmalar müstehcene bakışla başlar, bakışın ısrarıyla gelişir, sonra fiili günaha dönüşür. Üstelik gözler baktıklarının resimlerini de çeker, hayal arşivinde depo eder. Nereye gitse; nerede olsa artık çektiği bu resimler, hayâl âleminde gözlerinin önündedir.

Özellikle cinsel tahrikin ve müstehcenliğin önemli bir ticari sektör olduğu ve gençlerin tabiî cinsel eğilimlerinin acımasızca sömürüldüğü ve giderek anormal ve gayrimeşru tatmin yollarının yayılma özelliği gösterdiği toplumlarda, gençlerin şehevî duygularına hakim olmalarının zorluğu inkâr edilemez.

Beçmişte sokaklar bozulmamış, toplum hayatında kötülükler kol gezer hale gelmemişti.

O yüzden o günkü insanlardaki dindarlık âhiretini kurtarmaktan başka bir mânâya gelmiyordu. İnsanlar sadece âhiretini kurtarmak için dindarlaşıyor, mazbut olma gereği duyuyorlardı. Ya bugün? Bugün de öyle mi? Evet bugün öyle değil, insanlar âhiretlerini kurtarma niyetinden önce dünyalarını da kurtarmak için dindarlaşıyorlar, dindarlıktan faydalanıp toplumda kol gezen kötülüklerden kendilerini,çoluk çocuklarını korumaya çalışıyorlar.

İsterseniz bakın cemiyet hayatına. Her geçen gün bir yenisi çıkan kötülüklerden, bağımlılık ve sefaletten kendilerini en çok koruyanlar dindar olanlardır. Dinine bağlı kalanlardır.

Çünkü dinin insanı kötülüklere iten zaaflar ve alışkanlıklar hakkında yasaklayıcı hükümleri vardır. Bu hükümlere uyan dindarlar sadece âhiretlerini kurtarmakla kalmıyor, dünyalarını da kurtarıyor; gittikçe yaygınlaşan menfi alışkanlıklardan kendilerini ve çocuklarını da muhafaza ediyorlar.

İsra Sûresi’ndeki 32. âyetin ikazma bakın lütfen:

– Zinaya yaklaşmayın!..

– “Zina yapmayın!” demiyor, “Yaklaşmayın!” diyor.

Çünkü asıl mesele yaklaşmam aktadır. Yaklaşmazsanız kurtulmanız kolay olur. Yaklaştıktan sonraki gelişmelere dayanmanız zorlaşır, ateşe yaklaşanın içine düşmesi gibi bir sonuç çıkabilir.

Onun için zinaya vesile olabilecek, davetçilik mânâsına gelebilecek, tahrik ve teşvikçi görüntüleri yasaklayan din, müstehcene bakılmasını da caiz görmüyor.

Hatta bu bakma konusunda bir diğer âyetin ikazı, ayn bir önem arz ediyor. İsterseniz bir de o âyetin ikazma bakalım:

– İnanmış erkek ve kadınlar gözlerini harama bakmaktan kapasınlar!. (Nur 29-30; Hülâsatülbeyan)

– Gözleri kapamak mümkün mü?

– Hayır. Ya niçin kapasınlar diyor?

Öylesine gözlerim harama bakmaktan, müstehcene nazar etmekten korusunlar ki, sanki gözleri kapalıymış da hiç görmemiş gibi hayallerini tertemiz tutsunlar, zihinlerini kirlenmekten korusunlar.

Zaten İmam-ı Şibli bu âyeti tefsir ederken:

– Sadece kafa gözlerini kapamakla kalmasınlar, kalbgözlerini de kapalı tutsunlar, haramlan hayallerine almasınlar, diyor; hayali dahi korumak istiyor.

Gözle bakış konusunda neden bu kadar ısrarlı ikaz ediliyor insanlar?

Çünkü bütün günahlar, ahlâkî bozulmalar müstehcene bakışla başlar, bakışın ısrarıyla gelişir, sonra fiilî günaha dönüşür. Üstelik gözler baktıklarının resimlerini de çeker, hayal arşivinde depo eder. Nereye gitse, nerede olsa artık çektiği bu resimler, hayal âleminde gözlerinin önündedir.

Öğrenciyse dersine çalışamaz, işçiyse mesleğine tam yönelemez, fikir adamıysa zihnini toparlayamaz, derken her konuda gerileme ve düşüş söz konusu hale gelir.

Bu duruma düşmemek için din, müstehcene karşı yasaklar koyar, mensuplarını böylesine gerilemelere düşmekten kurtarır.

Buraya kadar anlatılanlardan hareketle cinsellik noktasında zaafı olan, bunlara başka türlü tatminler arayan kişiler, “Zina olmadıktan sonra bu türlü bakıp etmelerde ne sakınca olabilir, neden bu kadar sert hükümler söz konusu?” diyebilirler. Veya “Neden Kur’an zina ve cinsellik konusuna bu denli sert yaklaşmaktadır” diye sorabilirler.

Şundan: Öncelikle aile, çok bilinen ifadesiyle, toplumun temelidir. Temeli eğer yerinden oynarsa bütün bina sarsılacak demektir. Ailenin ve dolayısıyla toplumun huzurlu ve mutlu bir hayat sürmesi ise eşlerden birinin, açıkça veya er ya da geç açığa çıkacak gizli fuhşiyatı ile mümkün değildir.

İkincisi, bilindiği ya da mutlaka bilinmesi gerektiği gibi, İslam eğer bir hareketin yapılması veya yapılmaması hakkında bir hüküm beyan ettiyse onu destekleyen, zemini ona göre hazırlayan veya koruyan hüküm ve düzenlemeleri de beraberinde getirmiştir.

Dolayısıyla evliliği teşvik ederken, evlenecek çiftlerin birbirine denk olması, evlilik öncesi birbirlerini görüp beğenmeleri, her türlü temizliğe riayet etmeleri, hoşlanmadıkları şeyleri yapmamaları, kocanın izni olmadan eve yabancı alınmaması vb. aile mutluluğunu alakadar eden onlarca-yüzlerce konuda direkt emir ve yasaklar sunmuştur. Zinayı yasaklarken insanları zinaya sürükleyebilecek şeyleri de yasaklamıştır.

Söz gelimi; kadın ve erkeklerin cinsel cazibelerini ortaya koyacak biçimde giyinmeleri, süslenmeleri ve o halleri ile toplum içine çıkmaları, müstehcenlik, hayâsızlık, karı-koca olmayan kişilerin birbirlerine şehvetle dokunması, bakması ve benzeri şeyler bu cümledendir.

Hatta bu hususta o kadar detaya inmiştir ki başkalarının tahrikine vesile olduğu için kadınların koku sürünmelerine, kışkırtıcı bakış, konuşma ve gülüşmelere kadar sınırlama getirmiştir. Açık-saçık filmler seyretmek, internette insanın şehvani hislerine hitap eden sayfalar arasında gezinti yapmak bunlardan daha aşağı şeyler değildir.

Üçüncüsü; hadiseye toplumsal açıdan baktığımızda genel ahlak ilkelerine göre kamu düzeninin sağlanması her devletin görevi olduğu gibi, sağlıklı bir yaşam isteyen her toplumun da hakkıdır.

Zinanın, insanları zinaya götürecek müstehcenlik başta her türlü cinsel duyguları tahrik eden, cinsel özgürlük deyip fıtrata rağmen o duygulara hiçbir sınırlama getirmeksizin serbestisine izin veren düşünce ve uygulamaların genel ahlak ilkelerine aykırı olduğu ve son tahlilde kamu düzenini bozacağı muhakkaktır.

Eşcinsellikten evlilik dışı çocuklara, genelevlerden müstehcen yayınlara kadar, bu çizgi dışı şeylerin toplum hayatına getirdiği ve götürdüğü şeyler mukayese edilirse ne demek istediğimiz daha net anlaşılır.

İşte İslam’ın söz konusu cinsellik eksenli sapkınlık ve taşkınlıklara bu kadar sert hükümler getirmesinin altında yatan temel esas budur. Aslında bu hükümlere “sert, serbestiyet tanımıyor, özgürlüğü kısıtlıyor” demektense, “her zaman için kaymanın kaçınılmaz olduğu, alabildiğine kaygan bir zeminde insanlara yardım ediyor, ellerinden tutuyor, istikamet kazandırıyor” demek daha uygun olsa gerek…

Bu konuyla alakalı Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur “…gözlerin zinası şehvetle bakmaktır…” (Buhari, “Kader”, 9; Müslim, “Nikah”, 44)

Efendimiz bu hadisi şerifiyle harama bakmayı, zinaya götüren fiillerden olduğu için caiz olmadığını açık bir dille ifade etmiştir. Bu nedenlerle erkeklerin ve kadınların, birbirlerini tahrik edici hal ve hareketlerde bulunması kesinlikle dinen caiz olmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 Yorum

  1. Doğruyu söylemek gerekirse bir insanın kendi nikahlı olmayan eşinin resmine bakıp tatmin olması helal olmaz.Çünkü o sizin eşiniz ve kısmetiniz değildir.Yani farkında değilsiniz ama başka kişilerin eşine yani kısmetine bakıyor ve tatmin oluyorsunuz.Zaten eşin olmayan kişiden şehvet ile zevk almak ve tatmin olmanın her türü zina gibi haramdır.Bu günahlar büyük günahlardır.Aslında mantıklı düşünse insan caiz olmayacağını anlar.

    Cevapla
  2. 12 Nisan 2020, 20:49

    İslam’da bir erkeğin namahrem bir kadının yüzü ve elleri dışında kalan bölümüne bakmasının haram olduğu belirtilmekle birlikte, bazı Şafii fakihlerin kadınların aynada ve suda yansıyan görüntülerine şehvetle de olsa bakmanın haram olmadığını söyledikleri belirtilir.
    Hashita Qalioubi and Amira Ali Sharh Al-Mahali on the Platform for the Two Students, Vol. 3, p. 209, Dar Al-Fikr: “وخرج به رؤية الصورة في الماء أو في المرآة فلا يحرم ولو مع شهوة”
    Habib’s masterpiece on Sharh al-Khatib, vol. 4, p. 372, Dar al-Fikr: “وخرج به رؤية الصورة في نحو المرآة ومنه الماء فلا يحرم ولو مع شهوة”

    Cevapla
  3. 19 Nisan 2020, 16:08

    Yrd. Doç. Dr. Ahmet Dalkıran, “On Yedinci Yüzyıl Osmanlı Minyatürlerinde Sıra Dışı Bir Eğilim: Müstehcenlik” adlı makalesinde şöyle demiş:
    “Müslümanların halifeliğini elinde bulunduran Osmanlı imparatorluğunda, XVII. yüzyılda müstehcenliğin görüldüğü sıradan halka ait minyatürlerin yapılması ve bunların Padişahlara ait albümlere kadar girebilmesi dikkat çeken bir husustur.”

    Sorularla İslamiyet sitesinde şöyle bir alıntı geçmektedir:
    Resim haline getirilmiş avret yerlere bakmanın mahzuru hususunda bir şey bulamadım; araştırıla…” [Reddü ‘I-Muhtâr, VI, 373]

    18. yüzyılda doğmuş Hanefi fakihlerinden İbn Abidin’den yapılan bu alıntıyı İslam İlimleri adlı sitede şu şekilde bulabiliyoruz:
    “Dikkat edilsin; acaba şehvetle nakşedilen bir resme, bir surete bakmak harâm mıdır? İşte burada tereddüt yeridir. Yani bu tereddüdler olan bir meseledir. Bunun hükmünü görmedim.Tetkik edilsin.” (İbn Abidin, Reddü ‘l Muhtar, Bakma ve Dokunma Faslı)

    Sorularla İslamiyet sitesinde görülmeyen şehvetle ifadesi bu kaynakta geçiyor, ayrıca mahzur yerine haram kelimesi bulunuyor.

    Şâfiî fakihlerinden Kalyûbî’nin ve Becirmî’nin sudaki ve aynadaki görüntüye şehvetle bile bakmanın haram olmadığını söyledikleri belirtilir.

    Hanefi fakihlerinden İbn Abidin ile Şâfiî fakihlerinden Kalyûbî ve Becirmî’nin harama bakmaktan sakınma ve zinaya yaklaşmama konularıyla ilgili ayetleri ve hadisleri bilmedikleri
    iddia edilemez. Bu ayetleri ve hadisleri bildikleri hâlde resimdeki, suretteki, sudaki ve aynadaki görüntülerle ilgili böyle açıklamalar yapmış olmaları bu görüntülerin aslından yani gerçeğinden farklı olduğu kanaatini taşıdıklarını göstermektedir.

    Fotoğraflarla ilgili olarak günümüzde yapılan “bakılan kendileri değil, resimleridir” (Dinimiz İslam), “Avret bir organın resmine bakmak, o avret organa bakmak gibi değildir. Bir kadının bir erkekte ya da bir erkeğin bir kadında görmesi Allah tarafından yasaklanan organlar avret organlardır. Fakat bunların resim haline getirilmiş şekli o ölçüde bir haram değildir ama sakıncası yoktur da diyemeyiz.” (Faruk Başer) gibi açıklamalara bakıldığında günümüzdeki yorumlarda da bu görüntülerin asıllarından farklı olduğu söylenmektedir.

    İbn Abidin, acaba şehvetle nakşedilen bir resme, bir surete bakmak harâm mıdır? Bunun hükmünü görmedim. dediğine göre bu konuda kitaptan ve sünnetten bir şey bulamadım demek istemiş olabilir.

    Halis Ece Câriye ve Câriye’nin Avreti başlıklı yazısında Hususiyle câriyenin avret yeri mevzuunda, sınırları tâyin eden sarih bir nass yoktur. Kitap’ta ve Sünnet’te bu husus belirtilmemiştir. şeklinde bir açıklama yaparak şu fetvayı aktarmıştır:

    Kişi, kendi câriyesiyle istifraş edebilir, onu yatak hizmetlerinde nikâhsız olarak kullanabilir. Başkalarının câriyeleri de, mahrem (nikâhları kendilerine haram olan, birinci derecede yakın akrabalar) olan kadınlar gibidir.

    Erkekler, mahrem kadınların bakabilecekleri zînet yerleri gibi,başkalarının câriyelerinin zînet yerlerine de bakabilir ve
    dokunabilirler. Ama mahrem kadınlarında olduğu gibi göbekle diz kapağı arasına bakamaz ve dokunamazlar. Bu mevzuda delil, yukarıda kısaca zikrettiğimiz şu hâdisedir:

    Hazret-i Ömer (r.a.), örtülü bir câriye görmüş, çubukla örtüsüne dokunup: “Şu başörtünü at, ey kokmuş kadın! Hür kadınlara mı benzemek istiyorsun?” demiş. Bu da câriyenin başına, saçına, kulağına… bakmanın helâl olduğunu gösterir.

    Yine Hz. Ömer (r.a.) satılmakta olan bir câriyenin yanına geldi, eliyle kadının göğsüne vurdu ve: “Haydi, alın!” dedi. Eğer câriyenin göğsü haram olsaydı, elbette Hz. Ömer (r.a.) ona
    dokunmazdı. Kaldı ki insanlar, câriyenin alım-satımı esnâsında kadının derisinin yumuşaklık ve sertliğini öğrenmek isterler. Çünkü buna göre kadının fiyatı değişir. Bundan dolayı câriyenin avreti de diğer mahrem (evlenmesi haram olan) kadınların avreti gibi sayılmıştır. Binaenaleyh bunlarla yalnız başına bulunmak, beraber yola gitmek câizdir. Hem bakıp hem dokunduğu zaman şehvetinin uyanacağından korkan kimse, yalnız bakmakla yetinir. Fakat satın almak istediği câriyeye istek (şehvet) duysa da, yine bakabilir; hatta İmam Ebû Hanife’ye (rh.) göre (şehvetle) dokunabilir de.” [İmam Kasânî, Bedâyiu’s-Sanâyi fî Tertîbi’ş-Şerâyi’, c. 6, s. 2956]

    Halis Ece’nin verdiği bilgilere bakılırsa gözleri harama bakmaktan sakınma ve zinaya yaklaşmama konusunda hür kadınlar ve cariyeler konusunda fark olduğu anlaşılmaktadır. İnsanın aslı değil misali olduğu söylenen fotoğrafların farkı konusunda da açıklamalar ve yorumlar bulunmaktadır. Günümüzde dini sorulara cevap veren sitelerin ve ilahiyatçıların nazarına sunulur.

    Cevapla
  4. Televizyondaki görüntülere bakmanın caiz olup olmadığı sorusuna cevap verenlerden bazılarının aşağıdaki açıklamaya yer verdikleri görülmektedir.
    Gazete ve dergilerdeki müstehcen resimler ile televizyondaki açık görüntüler gerçek değil resim ve hayal olduğu için, onlara
    bakmak hakiki kadının vücuduna bakmak gibi haram sayılmaz. Ancak şehvet ile bakan bir kimse için haram olur. İbn Hacer
    Heytemî ile Şirvanî şöyle diyorlar: Aynada veya suda görünen kadın görüntüsüne bakmak haram değildir. Ancak fitneye vesile
    olduğu takdirde haram olur. (Tuhfetü’l-Muhtâç ve Şirvâni, c. 7, s. 192; Halil Gönenç, günümüz meselelerine fetvalar – 2, s: 167)

    İbn Hacer el-Heytemî’nin ve Şirvanî’nin görüşü olduğu belirtilen “fitneye vesile olduğu takdirde haram olur” ifadesinden Halil
    Gönenç tarafından “şehvet ile bakan kimse için haram olur” şeklinde bir yorum çıkarılmış gibi görünmektedir. Ancak:

    1) Şirbinî’nin Muğni’l-Muhtac’da “Cinsel ilişkide bulunma veya bunun öncesindeki işlere davetiye çıkaracak şekilde bir fitne
    korkusu bulunduğunda, kadının yüzüne ve ellerine bakmak da haramdır. (…) Kişi, bir kadının ellerine ve yüzüne şehvetle yani
    yalnızca lezzet almak amacıyla bakarsa, fitneden emin olsa bile bu bakış haram olur. “ dediği görülmektedir.

    2) İbn Abidin’in Reddü’l-Muhtarda “Daha önce Zahire ve başka kitablardan naklettik ki kadının bir elbisesi varsa, o elbisenin
    altında, onun bedenini süzmekte bir beis yoktur. Fakat elbisebitişik, daracık ve altındaki bedeni dışarıya aktarmayacak şekildeyse böyledir. Çünkü kişi bu takdirde sadece elbise ve kamete bakmış oluyor. (…) Buradaki ifadeden «şehvetsiz olmak»la takyid ettiği anlaşılır. Eğer şehvetle bakarsa mutlaka harâmdır. İllet ise Allahu a’lem fitne korkusu olmalıdır. Çünkü şehvetle kadının dış elbisesine veya sırtındaki elbiselere bakıp onun bedeninin uzunluğunu, benzerini düşünmek, kişiyi onunla konuşmaya çeker, o da kişiyi başka bir harekete götürür. Muhtemeldir ki buradaki neden, zaruret olmaksızın helâl olmayan bir şeyden lezzet almak olsun.” dediği görülmektedir.

    Bu ifadelerden ise fitnenin şehvetten farklı olduğu ve zinaya yönelik fiziki hareketlere yönelme ile ilgili olduğu neticesi çıkıyor gibi gözükmektedir.

    Cevapla
  5. 9 Şubat 2022, 09:12

    Müstehcen şeyleri seyretmekle ilgili olarak “harama götüren her şey haramdır” gibi bir açıklama yapılıyor. Burada sanki “müstehcen şeyler izleyenin günün birinde zina etme” olasılığı üzerinde duruluyor. Ya bir erkek müstehcen şeyler seyredip kendi karısıyla birlikte oluyorsa?

    Görmek ve bakmak farklı şeylerdir. Müstehcen film seyrederken gerçek bir kadının kaydedilmiş görüntüsünü görmekle birlikte o kadına bakmış olmuyorsunuz. Şöyle bir hadis rivayeti de var:
    “Şayet biriniz bir kadın görürse, kendi eşine gitsin. Bu onun içindekini giderir.”

    Cevapla
mersin eskort -
deneme bonusu
- deneme bonusu veren siteler - Goley90 Giriş - youtube beğeni satın al - buy youtube likes - istanbul escorts - beşiktaş escort - beylikdüzü escort - postegro - deneme bonusu veren siteler - deneme bonusu veren siteler - postegro - istanbul escort - Baywin Giriş - deneme bonusu veren siteler - deneme bonusu veren siteler - bonusu veren siteler - sahabet güncel adres - onwin kayıt