Mahşerden Bir Sahne

MAHŞERDEN BİR SAHNE

Allah”ın Resulü nübüvvet nuruyla bakıp tâ buradan Mahşer ahvalini temaşa ediyorlardı. Çünkü o İlâhi vahye mazhardı. Kendiliğinden de bir şey söylemezdi..

Bir gün, sahabflerine mahşer ahvalinden bir sahifeyi açıp dediler ki:

— Cennete gireceklerin en sonuncusu bir adamdır!.. (Herkes hayret etmişti, bu nasıl bir adamdı? Niçin en

sona kalmıştı?)

Kâinatın Efendisi yine sözlerine devam buyurdular:

— Bu adam kâh yürüyecek, kâh yüzüstü düşecek. Bazan da yüzünü ateş çalacak. Ateşi geçtiği zaman ona bakacak ve diyecek ki:

— Tebarekellezi neccâni minki… = Beni senden kurtaran Allah ne mübarektir. Yemin olsun ki; Allah gelmiş ve geçmişlerden hiçbir kimseye vermediğini bana ıhsan
etti…
Bunun üzerine ona bir ağaç gösterilecek. (O zât) :

— Yâ Rabbi, diyecek. Beni şu ağaca yaklaştır da gölgesiyle (bir parça) gölgeleneyim ve suyundan içeyim…

Âlemlerin Rabbı, tek ve ulu olan Allah:

— Ey Âdemoğlu, buyuracak. Bilirim, bunu sana verirsem benden (bir) başkasını da istersin…

(Ateş diyarından kurtulan ve cennet yoluna koyulan) o zat:

— Hayır (istemem) Yâ Rabbi!..

Diyecek ve bundan başka bir şey ıstemiyeceğine Allah’a söz verecek..

Rabbi (Kerimi) de onu mazur görecek.. Çünkü o zat sabredemiyeceği bir şeyi görmüş olacaktır. Binaenaleyh onu ağaca yaklaştıracak, o da ağacın gölgesi ile gölgelenecek, onun suyundan içecek. Sonra kendisine birincisinden daha güzel bir ağaç gösterilecek. O zat yine:

— Ey Rabbim, ey Kerim Mâbudum, diyecek. Beni şu ağaca yaklaştır da onun suyundan içeyim, gölgesiyle gölgeleneyim, bundan başka senden bir şey istemem…

Rahman olan Allah:

— Ey Âdemoğlu!.. Sen verdiğimden başka bir şey is-temiyeceğine söz vermedin miydi? Seni bu ağaca yaklaş-tırsam başkasını da istersin., diyecek…

(Ne var ki o) Kul yine başkasını istemiyeceğine (Rab-bine) söz verecek. Rabbi de onu mazur görecek. Çünkü o adamcağız sabredemiyeceği (pek harika) bir şey görmüştür. Yüce Allah onu o ağaca da yaklaştıracak. Onun gölgesinde gölgelenip suyundan içecek. Sonra Cennet kapısının yanında ona evvelkilerden daha güzel bir ağaç gösterilecek..

(O zâtın sabn, takati buna da yetmiyecek); ve yine Rabbine iltica edip diyecek kı:

— «Ey Rabbim!. Beni şu ağaca yaklaştır da gölgesi ile gölgeleneyim, suyundan da içeyim, bundan başka senden bir şey istemem!..»

Aziz ve Çelil olan Allah:

— Ey Âdemoğlu!. Başkasını istemiyeceğine sen bana söz vermemiş miydin? diyecek…

Kul:

— Evet Yâ Rabbi! (Vermiştim). Ama bu (son olsun). Senden başkasını istemem, diyecek..

Rabbi yine onu mazur görecek. Çünkü o zat (yine) sabredemiyeceği bir şey görmüştür. Onun için kendisini &ğaca yaklaştıracak. Allah onu ağaca yaklaştırınca (bu sefer) cennetliklerin seslerini işiterek, (heveslenecek) :

— Yâ Rabbi, diyecek. Beni buraya koy!…

Rahmetine nihayet olmayan sonsuz Kudret sâhibi Allah:

— Ey Âdemoğlul diyecek. Acep senin benden dileklerini ne keser? Acaba dünyayı ve onunla birlikte bir mislini de sana versem râzı olur musun?

O zat (bu büyük ikram ve ihsan karşısında şaşınp kalacak da diyecek ki):

— «Yâ Rabbi!. Âlemlerin Rabbi olduğun halde benimle alay mı ediyorsun?»

Bu hadis-i Nebeviyi nakleden tbn-i Mes”ud (Radıyal-lahü Anh), buraya gelince gülmüş ve:

— Niye güldüğümü sorsanıza!., demişti…

Onu dinleyenler sordular:

— Peki niye gülüyorsun?

Muazzez sahabi şöyle cevap verdi:

— Allah’ın Resulü de böyle gülmüştü. Sahabiler:

— Ey Allah”ın Resûlü, demişlerdi, niye gülüyorsun?

Kâinatın Fahri şöyle buyurmuştu:

— Bu zat: Sen Rabbülâlemin olduğun halde benimle alay mı ediyorsun? dediği zaman Rabbül&leminin dıhk” ine gülüyorum, (ona): Ben seninle alay etmiyorum, lâkin ben dilediğimi yapmaya kâdirim buyuracak…

Âlemlerin Rabbi elbette her şeye k&dir. Dilediğini Cennet ile mükâfatlandırmağa, dilediğini de zelil etmeğe gücü yeter. Mülk O”nun, biz de O”nun kullarıyız. Bu hâdisede kullarına olan sonsuz rahmetini bir kere daha görüyoruz..

Nebiler Nebisinin.

Rabbülaleminin dıhk”ine gülüyorum..» ifadesindeki dıhk’in hakikati gülmek demekse de biraz yukarıda görüldüğü vecihle Allah TeâlA hakkında gülmek müstahil olduğu için O”na isnad edilen «Dıhk» Allah’ın nzası, rahmeti ve merhamet buyurduğu kullarına hayır irade etmesidir diye te”vil olunur…

Sizde olan tükenir, AUah”da olan sonsuz,

Fezalar sizin olsa, ne yapacaksın O”nsuz?…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin