Addison Hastalığının Diyeti Nasıldır

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sağlıklı ve stressiz bir yaşam tarzı, Addison hastalığında hayati bir öneme sahiptir. Bu hastalığa sahip olan kişilerde diyet hastanın sağlığının yanında hastalığa olan hassasiyetini de etkiler. Bu yüzden besleyici ve dengeli bir diyet benimsenmelidir. Eğer bu hastalığa sahip iseniz hatırlamanız gereken birkaç tavsiye şu şekilde sıralanabilir:

Addison hastalığına dair alınması gereken ilk önlem, diyet dengesini sağlamaktır. Özellikle potasyum ve sodyum alırken dengeli alınması için diyet şarttır. Ailede herhangi birinde addison hastalığı varsa muhakkak doktor kontrolleri yapılmalıdır.

Hastalığa yakalanmayı beklemeden belli aralıklarla gerekli testler uygulanmalıdır. Bunun yanında kişi, devamlı en az 2,5 litre su içerek vücudunun işlerliğini korumalıdır.

• Halsizlik Addison hastalığının en çok gözlenen belirtilerindendir, ama ne olursa olsun, hiçbir koşul altında, uyarıcılara, enerji içeceklerine, sodaya veya kahveye başvurulmamalıdır. Bu içecekler yüksek oranda kafein içermelerinden dolayı adrenalin bezlerini aşırı derecede uyarır. Bunlara ek olarak bu içeceklerin içerdiği uyarıcılar ve aşırı şeker, adrenalin bezlerine zarar verir. Bu uyarılar aynı zamanda sigara ve tütün ürünleri için de geçerlidir.

• Karbonhidrat ve rafine edilmiş şeker içeren hazır gıda ürünlerinden de olabildiğince uzak durulmalıdır. Addison hastalığının yanında ayrıca şeker hastalığınız da varsa bu yiyecekler insülin seviyenizin dengesini normalden fazla derecede bozabilirler. Özellikle kan şekerinin düşük olduğu durumlarda bu yiyecekler Addison hastalığının belirtilerini artırır.

• Tuzun Addison hastaları için yararlı mı yoksa zararlı mı olduğuna dair birçok tartışma yürütülmüştür. Gerçek şudur ki; tuza veya sodyuma doğru beslenmede ihtiyaç vardır. Düşük kan şekeri bu hastalığın başlıca belirtilerinden biri olduğu için, tuz ve sodyum ayrı bir öneme sahiptir. Yeteri kadar sodyum almak kan şekerini belirli bir seviyede tutmaya yardımcı olur. Gene de bu ihtiyacınızı yüksek kaliteli kaynaklardan elde etmeye özen göstermelisiniz. Bu kaynaklara Himalaya tuzu ve deniz tuzu örnek verilebilir.

• Tuza karşı olan aşırı isteğinizi göz ardı etmeyin. Bu durum gerçek bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor olabilir. Eğer çok fazla terliyorsanız yemeğinize biraz daha tuz atın ve daha fazla sıvı tüketin, özellikle suyu bol bol tüketin.

• Aşırı stres hastalığı tetikleyerek vücutta ciddi zararlara sebebiyet verebilir. Stresli zamanlarda, C vitamini içeren besinleri daha fazla tüketmeye özen gösterin. Antidepresanlar da, bağışıklık sisteminizi güçlendirmenize yardımcı olur ve aynı zamanda vücudunuzun strese daha iyi adapte olmasına yardım eder. Böylece adrenalin bezlerinizin daha fazla zarar görmesine engel olur. Ancak antidepresan kullanımı mutlaka uzman bir psikiyatristin önerisiyle gerçekleşmelidir.

• B vitamini alımı, belirli hormonların ve nörotransmitterlerin, sinir sistemimizden gelen uyarıları ileten iletkenler, üretimini uyarır. Daha fazla B vitamini almak için köy yumurtası, kabuklu deniz ürünleri, sardalya ve somon balığı tüketiminizi artırabilirsiniz.

• Çinko sadece iyi çalışan bir bağışıklık sistemi için değil ayrıca stresle savaşmaya yardımcı olan hormonların üretimi için de önemlidir. Çinkoyu deniz ürünlerinden, çerezlerden, fasulyelerden, ıspanak ve mantardan elde edebilirsiniz. Magnezyum ise sinir sistemini sakinleştirir. Avokado, börülce, muz, yoğurt, çerezler ve ıspanak zengin magnezyum kaynakları arasında yer alır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin eskort -
deneme bonusu
- deneme bonusu veren siteler - Goley90 Giriş - youtube beğeni satın al - buy youtube likes - Vozol - istanbul escorts - beşiktaş escort - beylikdüzü escort - postegro - deneme bonusu veren siteler - deneme bonusu veren siteler - postegro - vozolcenter.co - istanbul escort - gebze escort