İp ile ilgili Deyim ve Anlamları

Anasının ipini satmış (pazara çıkarmış)
ipsiz, kendisinden her türlü soysuzluk beklenebilen (kimse).

Ayağına ip takmak
bir kimseyi çekiştirmek: ‘ara sıra ötekinin berikinin ayağına ip takmaktan başka konuşacak lakırtıları olmazdı.’ -r. N. Güntekin.

Bir iğne bir iplik olmak
iğne ipliğe dönmek.

(bir işi) pamuk ipliğiyle bağlamak
etkisi az sürecek bir çare ile geçiştirmek.

(bir işin) ipleri birinin elinde olmak
o işi el altından yönetmek.

(bir şeye) pamuk ipliğiyle bağlanmak
her an bozulmaya, kopmaya hazır olmak.

(birine) ip takmak
birinin kötülüğü için çalışmak.

(birini) ipe çekmek
asarak öldürmek.

(birinin) ipini çekmek
birini ölçülü davranmaya zorlamak.

(birinin) ipiyle kuyuya inilmez
‘kendisine güvenilmez’ anlamında kullanılan bir söz: ‘o tüysüz keratanın ipiyle kuyuya inilmez.’ -a. İlhan.

Doksan kapının ipini çekmek
içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

İğne ipliğe dönmek
çok zayıflamak: ‘sabun toprakta eridikçe insanın düşmanı da oturduğu yerde erir, iğne ipliğe dönermiş.’ -r. N. Güntekin.

İngiliz ipi ile asılmak
ingiliz sicimi ile asılmak.

İpe dizmek
boncuk vb.ni ipliğe geçirmek.

İpe gitmek
ölüme gitmek: ‘menfaatine dokunan adam, ipe gitmek için lazım gelen hükümleri giyer.’ -f. R. Atay.

İpe sapa gelmemek
akla yakın olmamak veya birbirini tutmamak: ‘söyledikleri zaten ipe sapa gelmez şeyler.’ -a. İlhan.

İpe un sermek
geçersiz birtakım nedenler ileri sürerek istenilen işi yapmaktan kaçınmak.

İpi (birinin) eline geçmek
yönetimi başkasının eline geçmek, kontrolü başkasının elinde bulunmak: ‘ipleri topal osman’ın eline geçince bir uysallaşır, bir uysallaşır kâfir!’ -r. Enis.

İpi çözmek
hlk. ilgisini kesmek.

İpi kırmak
hlk. savuşup gitmek.

İpi koparmak
bağlı bulunduğu kuruluşla veya yakınlığı bulunan kişi ile ilişkisini kesmek.

İpi sapı yok
birbirini tutmaz, yersiz, anlamsız.

İpin ucunu kaçırmak
tkz. yönetimde veya bir şeyi kullanmada gereken ölçüyü yitirmek: ‘bu kadar çalıştığım hâlde, ölçülerim pek mi aykırıdır nedir, yine ipin ucunu kaçırıveririm.’ -o. V. Kanık.

İpini kırmak
azmak, ele avuca sığmaz bir durum almak.

İpini koparmak
başıboş kalmak.

İple çekmek
sabırsızlıkla beklemek: ‘ertesi günün öğleye doğru olan saatlerini iple çekiyordum.’ -y. K. Beyatlı.

İpliği pazara çıkmak
kötü nitelik ve suçları ortaya çıkmak.

İplik çekmek
1) kumaştan iplik çıkarmak; 2) iplik eğirmek.

İpten kazıktan kurtulmuş
her türlü kötülüğü yapacak yaradılışta olan (kimse): ‘işte şimdi gördüğünüz gibi hırsızların, esrarkeşlerin, ipten kazıktan kurtulmuş, gözü kanlı canilerin arasında çilemi dolduruyorum.’ -h. Taner.

İpten kuşak kuşanmak
deyim
yoksul düşmek.

Kırk kapının ipini çekmek
içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

Pamuk ipliğiyle bağlı olmak
pamuk ipliğiyle bağlanmak.

Seksen kapının ipini çekmek
içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak: ‘ama şimdi, bir çift lastik için seksen kapının ipini çekiyoruz.’ -r. Enis.

Önceki İçerikAlt Başlık Nasıl Yazılır ve Anlamı
Sonraki İçerikAkışkan Nedir ve Türleri Nelerdir

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here