Namaz Kimlere Farzdır Şartları Nelerdir

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Namazın farz olmasının şartları nelerdir?  denildiği zaman her müslümanın şunu bilmesi lazım ki Yüce Allah ile insan ilişkisini kuvvetlendiren namazın önemi çok büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyurulduğu gibi (Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.) İslâmın inancının şartlarından biriside namazdır. Müslüman olan her fert günde beş vakit Namaz kılmaları kesinlikle emredilmiştir. Böylece yüce Allah’a karşı kulluğunu ve O’nun emirlerine bağlılığını gösterecektir. Tabi namaz her kişi üzerine farz değildir. Dolayısıyla namazın farz olmasının şartları’da üçtür. Namaz kimlere farzdır? sorunusu maddeler halinde açıklayalım.

1) Müslüman olmak: Müslüman, İslâm dinini kabul eden, Allah’a teslim olmuş kişidir. Allah Teâlâ’nın, peygamberleri vâsıtasıyla gönderdiklerine ve Muhammed aleyhisselâma îmân eden kişiye denir.

2) Bâliğ olmak. Çocukluğunu geride bırakarak kendi kişiliğine ve cinsiyetine kavuşan erkek. Bu durumdaki kadına da bâliğa denir. Bir erkeğin veya kızın bâliğ olacak yaşa erişmesine bulûğ çağı ya da erginlik çağı adı verilir. Bir insanın bâliğ olması, belirli bir ölçüye vurulamaz. Yaş kesin ve belirli bir ölçü değildir. Ancak, bu durumu insanın fizyolojik yapısıyla izah edebiliriz. Her insanın gelişimi ve vücut yapısı aynı özelliği taşımaz. Bazı insanların daha erken bulûğa erdiği görülebilir.

3) Akıllı olmak : Nuranî bir cevher olan akıl,1 insanın en kıymettar cihazıdır.2 Bu akıl, İlahî, kudsi defineleri, hem kâinatın binler hazinelerini açan pırlanta gibi bir anahtardır.3 Yani, insan bu akılla Allah’a muhatap olur, O’nun isim ve sıfatlarını tanır. Keza, yine bu akılla insan kâinatın sırlarını keşfeder, ondaki kanunların farkına varır, istifadeye çalışır. Ayrıca akıl, insanı ebedi saadete hazırlayan Rabbanî bir mürşittir.4

Günde beş vakit Namaz vardır. Bunlar: Sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı Namazlarıdır. Namazı vaktinde kılmak; Müslüman, akıllı, baliğ ve Tahir olan kişinin üzerine farzdır.

Dînimizde, akllı olmayan ve erginlik çağına girmemiş olan küçük çocuklar, namâz kılmakdan sorumlu değillerdir. Fekat, anne ve babalar, çocuklarına din bilgilerini öğretmeli ve ibâdet yapmağa alışdırmalıdırlar. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Hepiniz bir sürünün çobanı gibisiniz! Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evlerinizde ve emrleriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara müslimânlığı öğretmelisiniz. Öğretmez iseniz mes’ûl olacaksınız.) Başka bir hadîs-i şerîfde de, (Bütün çocuklar müslimânlığa uygun ve elverişli olarak dünyâya gelir. Bunları, sonra anaları babaları, hıristiyan, yehûdî ve dinsiz ya-par) buyurdu.

O hâlde, her müslimânın birinci vazîfesi, çocuklarına İslâmiyyeti ve Kur’ân-ı kerîm okumasını, namâz kılmasını, îmâ-nın ve islâmın şartlarını öğretmekdir. Çocuğunun müslimân olmasını isteyen, dünyâda ve âhıretde râhata, huzûra kavuşmasını dileyen anne ve babalar, önce bu vazîfesini yerine ge-tirmelidir. Çünki atalarımız, “Ağaç yaş iken eğilir” demişlerdir. Yaşlanınca eğmeye, bükmeye çalışılırsa, kırılır, zararlı olur.

İslâm bilgileri ve güzel ahlâk verilmeyen çocuk, kötü yoldaki kimselere çabuk aldanır. Anne ve babasına, devletine ve mille-tine zararlı olur.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin eskort -
deneme bonusu
- deneme bonusu veren siteler - Goley90 Giriş - youtube beğeni satın al - buy youtube likes - istanbul escorts - beşiktaş escort - beylikdüzü escort - postegro - deneme bonusu veren siteler - deneme bonusu veren siteler - istanbul escort - Baywin Giriş - bonusu veren siteler - sahabet güncel adres - onwin kayıt - Aviator oyna